Gölgede Kalmış Hazineler

Dünyada kadın sanatçılara yönelik ortak bir bilinç ve ortak bir hareketlenme hakim. Farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak düzenlenen kapsamlı ‘kadın sanatçı’ sergilerinin artmasıyla, sanatçılara ve yapıtlarına karşı yeni bakış açılarının ve tarih yazımının gündeme gelmesi söz konusu. Yaklaşık üç yıldır müzeler, özel kurumlar, kar amacı gütmeyen inisiyatifler tarafından kadın sanatçıların nüfusunun altını çizmek, görünürlüğünü arttırmak ve ortak bir bilinç oluşturmak adına çeşitli projeler geliştirildi. Kadın sanatçıları gölgede bırakan kitaplar yeniden düzenleniyor ve yeni kitaplar yazılıyor.

Biz de zamanın ruhundan beslenerek, sanat tarihinde gölgede, kanonun dışında kalmış kadın sanatçıların görünürlüklerini artırmak ve ürettikleri çalışmalarla sanat ortamına nasıl katkı sağladıklarına tanık olmak üzere hazırladığımız bir yazı dizisine başlıyoruz. Sanatçıları, birinin eşi, birinin tanıdığı, birinin kızı olduğu için değil, çalışmalarının özgünlüğü ve hayatının rengiyle yaşadığı dönemde iz bırakan önemli figürler oldukları için seçtik.

19. yüzyıldan 20. yüzyıla, İsveç’ten Almanya’ya, Rusya’dan Türkiye’ye, farklı coğrafyalarda yaşamış; Hilma Af Klint, Paula Modersohn-Becker, Natalia Goncharova, Güzin Duran gibi sanat tarihi kitaplarında adı geçmeyen ya da nadir rastlanan, yaşadıkları dönemin avangardı kadın sanatçılara yer vereceğiz.

Yazı dizimize, son günlerde adı Living Abstraction sergisiyle gündeme gelen İsviçreli sanatçı Sophie Taeuber-Arp ile başlıyoruz.

Sophie Taeuber-Arp ismini duymuş muydunuz?

Sophie Taeuber-Arp

Geçtiğimiz ay Basel Kunstmuseum’da Sophie Taeuber-Arp, Living Abstraction sergisi açıldı. Mart 2022’ye kadar üç mekan değiştirecek kapsamlı sergiyi, Kunstmuseum, Tate Müzesi ve New York Modern Sanatlar Müzesi ortak organize ediyor. 1910’larda üretmeye başladığı çantalardan desenlere, yaşamının sonuna kadar ürettiği sayısız çalışmadan oluşan retrospektif sergi Kunstmuseum’den sonra Tate Müzesi ve ardından New York Modern Sanatlar Müzesi’nde devam edecek.

İsviçreli sanatçı Sophie Taeuber-Arp (1889-1943), geometrik soyut çalışmalarıyla modern sanatın en önemli isimlerinden biri. Taeuber-Arp çok yönlü bir figür; ressam, tasarımcı, heykeltıraş, dansçı ve aynı zamanda bir öğretmen olarak sürdürdüğü üretken hayatı boyunca bir çok yenilikçi çalışmaya imza attı. Sanatçının ismi ve çalışmaları bugün ne yazık ki, uluslararası alanda çok fazla bilinmemekle birlikte, sanat tarihi kitaplarında da çok az geçiyor… Sanat tarihçisi Germaine Greer, Taeuber-Arp’ın çok yönlülüğünü anlatırken, resimleri, nakışları, vitrayları, ahşap rölyefleri, sahne dekorları, iç mekan tasarımları, kuklaları, dans performansları ve yayınlarıyla, eşi Jean (Hans) Arp’dan çok daha az bilinen bir figür olduğu gerçeğinin altını çiziyor. Hayatları boyunca birbirini besleyen ve destekleyen çiftin birlikte ürettiği heykeller, nakışlar, resimler ve iç mekan tasarımları bulunuyor. Jean Arp, Sophie Taeuber-Arp’ın kendi sanatsal üretimi üzerindeki etkisini bir çok kez dile getirmiş olsa da bugün gölgede kalmış bir figür olarak kendisini retrospektif sergiler aracılığıyla keşfedebiliyoruz…

Sophie Taeuber-Arp, Living Abstraction, Gezici Sergi

Kunstmuseum Basel’de açılan sergi, sanatçının birbirinden farklı mecralarda ürettiği çalışmaları izleyiciye sunarken, sanatçının yaşadığı dönemde tanık olduğu savaşların, baş kaldırıların ve yokluğun sanatsal üretimine nasıl yansıdığını da belgeler nitelikte. Sergide, izleyiciye görsel bir şölen ve çeşitililik sunulurken sanatçının ürettiği desenler, mekana özgü tasarımlar, tasarladığı çantalar, halılar, heykeller, rölyefler ve kuklalar kronolojik olarak bir araya getiriliyor.

Sophie Taeuber-Arp: Avangard Bir Figür:

Gewerbeschule’de tekstil tasarımı ve ardından dans eğitimi alan sanatçı, 1916-1919 tarihleri arasında Zürih’te Dada grubunun aktif bir üyesi olur. Dada grubu, Birinci Dünya Savaşı’nın sarsıcılığının yarattığı umutsuzluk ve karamsarlıkla birlikte geleceğe inancını yitiren sanatçıların bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Karşı-sanat (anti-art) duruşuyla, geleneksel ‘sanat’ anlayışına, göze hitap eden sanat algısına karşı çıkar. Gülünç ve mantıksız olanın peşinden giden sanatçıların tutumları çalışmalarında mantık dışı, anlamsız kompozisyonlar, fotomontajlar ve kolajlar içerir. Taeuber-Arp, Zürih Cabaret Voltaire’de, soyut dans performansıyla izleyici karşısına çıkar. Dansı resme tercih eden sanatçı, eğitimini aldığı uygulamalı sanatlar ile görsel sanat alanlarını bir arada kullanarak inşaa ettiği özgün dili sayesinde Dada sanatçıların sanata ve topluma karşı yaklaşımlarına başından itibaren oldukça yakındır.

Sanatçı, 1918 yılında Dada gösterilerinde sahnelenmek üzere, Carlo Gozzi’nin König Hirsch (The Stag King) masalından yola çıkarak 17 adet kukla üretir. Geometrik, soyut parçaların bir araya gelmesiyle oluşan kuklaların hareketi ile sanatçının dansçı kişiliğinin yakın ilişkisi vardır. Kuklaların yeniden canlandırıldığı video projeksiyonunu Kunstmuseum youtube sayfasında izleyebilirsiniz.

König Hirsch için ürettiği kuklalar. Kunstmuseum

Geometrik soyut sanatın en önemli figürlerinden biri olan Taeuber-Arp, desen, resim, halı, heykel ve kuklalarıyla ürettiği soyut desenleri ve kompozisyonlarıyla bir çok sanatçıya ilham kaynağı olur. Sanatçının, çizginin dışında ve yalnızca yüzeyde geometrik soyutlama uygulamalarıyla kalmayarak hareketi de araştırdığı çalışmaları, farklı disiplinlerde aldığı eğitimi ve görsel zenginliği ile paralel büyür ve gelişir.

Sophie Taeuber-Arp. Relief rectangulaire, cercles découpés, cônes surgissants. 1936. Ahşap. 55 × 65 × 16.2 cm. (Emanuel Hoffmann Foundation, gift of the founder Maja Sacher-Stehlin 1937, on permanent loan to the Öffentliche Kunstsammlung Basel. Photo: Bisig & Bayer, Basel. © 2020 Stiftung Arp e.V., Berlin/Rolandswerth / Artists Rights Society (ARS), New York)

Sanatçının tanık olduğu, başta Dünya Savaşları olmak üzere bir çok zor durum karşısında üretkenliğinden ve yaratıcılığından ödünç vermemesi ve büyük bir özveriyle üretimine devam etmesi de oldukça önemlidir. Kunstmuseum’daki serginin son bölümünde yer alan desen çalışmalarının naifliği, yalınlığı, kullandığı teknik, savaş sürecinin yoksunluğundan kaynaklanan malzeme eksikliği ile birebir ilişkilidir. 1943 yılında gaz zehirlenmesinden hayata veda eden Taeuber-Arp, birbirinden özgün çalışmalarıyla 20. yüzyılın en üretken sanatçılarından ve ürettiği çizginin dışında çalışmalarla gölgede kalmış bir hazinedir.

Sophie Taeuber-Arp / Living Abstraction Sergi Tarihleri:

19 Mart 2021- 20 Haziran 2021, Kunstmuseum Basel
13 Temmuz 2021- 17 Ekim 2021, Tate
21 Kasım 2021- 12 Mart 2022, MoMA: Sophie Taeuber-Arp- Living Abstraction

 

Hazırlayan: Sena Arcak Bağcılar

    If your proposal is evaluable, a return will be made within 5 working days. If you do not get a response to your offer within 5 working days, it means that your offer is not likely to be evaluated.




      Teklifinizin değerlendirilebilir olması durumunda en geç 5 iş günü içerisinde dönüş yapılacaktır. 5 iş günü içerisinde teklifinize yanıt alamamanız teklifinizin değerlendirilme olasılığı bulunmadığı anlamına gelmektedir.