2023 Sanat Seyahatleri Planınız Hazır mı?

Sanat Profesyonellerinin 2022 İzlenimleri ve 2023 Önerileri

2023’ün bu ilk derlemesinde; değerli koleksiyoner, küratör ve sanatseverlere sorular yönelttik. Geçtiğimiz sene nereleri ziyaret etmişler, en çok nelerden etkilenmişler, satın alımlarda neye ilgi artmış ve gelecek sezon hangi organizasyonlara gidecekler. Küresel bir bakışla 2022 senesini nasıl geçirdiklerini ve 2023’e dair önerilerini inceleyebileceğiniz detaylı bir yıllık sanat rehberi sizlerle…

Dünyadaki sanat organizasyonları pandemideki seyahat kısıtlamaları ve uzun süre kapalı kalmalar ardından geçtiğimiz sene eskisinden çok daha iddialı şekilde piyasadaki yerlerini aldılar. 2022’de ekonomik sıkıntılar ve savaş gündemine rağmen Paris ve Art Basel gibi fuarlar büyük hasılatlarla uzun dönemden sonra rekor kırdılar.

Art Basel Miami, Venedik Bienali, Contemporary Istanbul ve diğerleri…

2022 Aralık ayındaki Art Basel Miami; hem satışlar hem 20. yıl kutlaması üst üste geldiğinden epeyce öne çıkan bir etkinlik oldu. Avrupa’da yine Venedik Bienali gündemdeydi. Beklentileri tamamıyla karşılayan ve alışılagelmiş kalıpların dışına çıkan bienalin bundan sonraki edisyonlarını sanat izleyicileri şimdiden dört gözle beklemeye başladı. Türkiye’de ise yerel ağırlıklı bahar ve uluslararası katılımlı sonbaharda gerçekleşen iki edisyonuyla da Contemporary Istanbul satışlar açısından geçtiğimiz seneye damgasını vurdu. Hem Mardin Bienali hem de İstanbul Bienali ertelenmelerden sonra 2022 senesine denk geldi. Sanatsal içerikte eğilim olarak da çevre konularına yönelim ve kadın sanatçı görünümlerinde artış görüldü. Genel olarak tüm istatistikler, piyasanın pandeminin öncesinden de daha iyi sonuçlar verdiğini gösteriyor.

Küresel çapta yıllık sanat organizasyonları önerilerine yer vereceğimiz bu dosyada değerli koleksiyonerler ve sanat profesyonellerinin gözünden 2022’ye bakışı, en başarılı olanları ya da en çok satış yapılan, en çok ziyaret edilenleri ve 2023 planlarını bulabileceksiniz. Özellikle fuarlara ve bienallere yönelik bu yazımızı zevkle okumanız dileğiyle.

Contemporary Istanbul 2022 – Ayla Turan / The Yard Sergisi

2023’de sanat profesyonellerinin önerileri arasında öne çıkan fuarları sizin için özetledik, takviminize not edebilirsiniz;

– Frieze Los Angeles 16-19 Şubat 2023
– Investec Cape Town Art Fair 17-19 Şubat 2023
– Photo London 11-14 Mayıs 2023
– Frieze London & Frieze Masters 11-15 Ekim 2023
– Paris Photo 9-12 Kasım 2023
– Art Basel Miami 7-9 Aralık 2023

Selman Bilal, Koleksiyoner B3 Evi

Pandemi sonrası yeniden hareketlenen bir sanat ortamıyla karşılaştık. Herkes gibi ben de sanat etkinliklerinde bir arada olmayı ve sergileri rahatça gezmeyi özlemişim. Bir koleksiyoner ve sanat izleyicisi olarak bence verimli bir seneydi. Sanat dünyasının yeniden canlanmasıyla beraber iyi sergi ve etkinlikler gerçekleşti. Benim uluslararası olarak ziyaret ettiğim fuarlar; Venedik Bienali, Paris ve Londra başta olmak üzere, Miami’de yeni açılan müze ve fuarlar oldu. 2023 için genellikle ziyaret etmekten keyif aldığım bazı fuar ve etkinlikleri takvimime ekledim. Örneğin; Loop Barcelona, Art Basel Miami, Enter Copenhagen, Liste Basel, Londra/Paris Photo gibi.

White Cube – Art Basel in Miami Beach, 2022. Fotoğraf Kaynağı: Artsy

Bu süre zarfında B3 sanat koleksiyonuma eserler almaya devam ettim, tabii bu zaman zaman kolay olmadı; koleksiyonumun en belirgin özelliklerinden biri tüm eserlerin evde görünür olarak mimariyle içkin şekilde yerleşiyor olması olduğundan, bazı işler evde yerini bulamayabiliyor. Yine koleksiyonun bir diğer öne çıkan belirgin özelliklerinden birisi de, Türkiye’li sanatçılardan oluşması. Bu doğrultuda son zamanlarda Türkiye’li sanatçıların video, yerleştirme ya da heykel gibi farklı pratikte sanat eserlerini koleksiyonuma dahil ettim.

Melis Terzioğlu, Sanat Danışmanı

Çok isterdim büyük büyük ve heyecan dolu cümleler kurabilmek ama Türkiye sanat ortamı bildiğiniz gibi, nefes alıyor ve aldırıyor ama ancak yaşamaya yetecek kadar. Yine de, pandemi kısıtlamaları sonrasında insanların yeniden rahat dışarı çıkabilmeleri, dolaşabilmeleri, kavuşabilmeleri ve paylaşabilmeleri ve bir arada olabilmelerinin yarattığı pozitif bir atmosfer elbette vardı. İstanbul Bienali (ve paralelindeki iyi sergiler) de bu durumu pekiştirdi. Hatta çok uzun yıllar sonra, ilk kez 2022 bienalinin açılış haftasında, bir sürü sanat profesyoneli ve sanatçıdan aynı cümleyi duydum ve benzer hisleri yaşadım” sanki 2010 öncesinin o canlı ve heyecan veren enerjisine geri kavuştu İstanbul”!

Uluslararası alanda ise pandemiden ötürü ertelenen birçok bienalin ve önemli serginin (ve fuarın) yoğun biçimde üst üste bindiği, oldukça yüksek tempolu bir yıl oldu. Pandemi sürecinde herkesin ağız birliği etmişcesine garip ya da naif bir biçimde diyeyim -sanki olacağına inanarak- “pandemiden sonra daha yavaş bir tempoya ve tüketime geri dönmek lazım” minvalindeki laflarının hızlıca unutulduğu, nerdeyse her zamankinden daha yoğun ve hızlı bir yıl oldu. Dakar Bienali, Manifesta ve Venedik Bienali, 1-54 Paris, Art Paris, Bienvenue ve Enter Art Fair fuarlarını ziyaret edebilme fırsatım oldu. 2024’teki Dakar Bienali’ne gitmeyi iple çekiyorum desem yeterli olur sanırım.

1-54 Contemporary African Art Fair Marrakech

2023 takvimime aldığım fuar ve sanat organizasyonları: kısa bir aradan sonra tekrar yapılacak 1-54 Marakeş fuarını merakla bekliyorum. Gönül listemde öncelikli Autostrada, Sharjah, Gwangju, Liverpool ve Sao Paolo Bienalleri var, umarım en az birini görebilmem mümkün olur. Sharjah’yı Okwui Enwezor’un vefat etmeden önce üzerinde çalıştığı son büyük sergi projesi olduğu için özellikle merak ediyorum. Tavsiye vermekten ziyade herkesin kendini heyecanlandıran etkinlikleri takip etmesinin en doğru ve çok-sesliği en mümkün kılan olduğunu düşünüyorum; böylece farklılıkları dinlemeye, paylaşarak birbirimizden öğrenmeye ve beslenmeye devam edebilelim.

Yıllardır süregelen kendi çizgimde elimden geldiğince alımlarıma devam ettim. Herkesin kendi bireysel “sesini” bulması ve kendi çizgisini oluşturması hem kişiliğim, hem de işim nedeniyle söylemekten bıkmayacağım ve sonuna kadar savunacağım olgular. O nedenle, genellemelerden uzak durmayı tercih ediyorum. Klişe bir söylemle, uluslararası piyasalardaki trend’lere bakacak olursak “wet painting” ya da “ultra contemporary” denen, figüratif resimlere -özellikle alım/satım açısından- yoğun bir eğilim var. 20 senelik data analizini kapsayan ve 2022’nin sonunda yayımlanan Burns Halperin raporu, farklı mecralar üzerinden kadın sanatçıların görünürlüğünün arttığı intibasını yaratmak üzere sunulan haberler doğrultusunda bizde oluşturulan algının aslında gerçeği pek de yansıtmadığının, alınan yolun ancak arpa boyu kadar olduğunu rakamlarla kanıtladı.

Dünyanın her yerinde olan bitene hakim olmama maalesef imkan yok. Türkiye’den gözlemleyebildiğim kadarıyla -ve bu da aslında sadece pandemi sonrasında değil en az son 10 senedir gelişmekte olan bir ilgi- hem Afrika kıtasında hem diasporadaki Afrikalı sanatçıların üretimine gittikçe artan bir ilgi var. “Batı”nın farklı coğrafyalara çoğunlukla neo-sömürgeci ve şımarıkça olan ilgisi ne kadar sürer bilemeyiz. Daha çok kar amacı gitmeyen kurumların, müzelerin, sanatçı misafir programlarının, galerilerin açılması, küratörlerin, sanat profesyonellerinin, fuarların ve lokal alıcıların bariz biçimde artması sayesinde, kıtadaki -çoğunlukla devlet desteğinden yoksun- ekosistemlerin hızlı tüketimin getirdiği çarpıklıklarla değil de sağlıklı büyümesine elverişli bir ortam yaratacağını düşünüyorum.

Wolfgang Tillmans, Galerie Buchholz, Paris+ par Art Basel 2022. Görsel Kaynağı: Ocula. Fotoğraf: William Cooper-Mitchell.

Selma Aygün, Koleksiyoner

Hemen hemen 2.5 yıl süren pandemi, küresel olarak insanları birçok yaşamsal ritüellerinden uzaklaştırdı. Kültür, sanat etkinlikleri de bu durumdan payını aldı. Kısıtlamaların kaldırılmasından sonra da, diğer tüm etkinliklere olduğu gibi görsel sanatlara da ilgi artış gösterdi. Fuarlar, bienaller, sergilere katılım oldukça yoğunluk kazandı. Örneğin; 20. Art Basel Miami Beach’te 282 galeri ile tarihinin en yoğun katılımlı fuarı oldu.

Contemporary İstanbul’un 2022 edisyonu 65 galeri ile 48.700 ziyaretçiyi ağırladı. 17.İstanbul Bienali’ni 500.000 sanatsever ziyaret etti. Yurtdışında da çok önemli satışlar gerçekleşti, önemli isimlerin eserleri rekor fiyatlara alıcı buldu. Müzayede evlerinin yapmış olduğu çevrimiçi müzayedeler elbetteki daha geniş koleksiyonere ulaşma olasılığı sağladı. Ülkemizde de pandemiden sonra birçok etkinlik düzenlendi. Bienal ve Contemporary İstanbul dan başka, Akaretler Artweeks sergileri, BASE, Mamut gibi etkinlikler oldukça ilgi gördü. Pera Müzesi, Arter, Meşher, İstanbul Modern, Elgiz Müzesi, SSM, Yapı Kredi Bomontiada gibi mekanlarda ve galerilerde açılan sergilere fiziksel katılımda, çevrimiçinden sonra önemli yoğunluk kaydedildi. Ben de, hem üyesi olduğum SPOT grubuyla hem de kişisel olarak birçoğunu izleme fırsatı bulabildim.

Investec Cape Town Art Fair. Görsel Kaynağı: arttimes.co.za

Önümüzdeki günlerde yurtdışı fuarlarını gezme fırsatı yaratmaya çalışacağım. Şubat ayında, gitmeyi planladığım Cape Town sanat fuarı var. Yine 2023 Şubat ayında, ARCO Madrid de ilgimi çeken bir fuar. Art Basel, Frieze, Photo London, Tefaf’a da gitmek isterim. Bilindiği üzere, fuarlar ve bienaller gibi büyük etkinliklerin yanı sıra, önemli sanatçıların solo sergileri de çok ilgi çekici. 2022’de Londra, Royal Academy of Arts’daki William Kentridge, Tate Modern de ki Magdalena Abakanowicz, Venedik Palazzo Ducale’deki Anselm Kieffer gibi sanatçıların sergileri de kaçırılmayacak sergilerdi.

2022’de bizde de aklımda kalan bazı sergilerden bahsedersem, Bienal sırasında Pera Müzesi, Gazhane, Abdülmecit Efendi Köşkü, Çinili Hamam, Küçük Mustafa Paşa hamamlarında düzenlenen sergiler, Arter ve Meşher’deki sergiler, BASE, Akaretler Artweeks, Taner Ceylan’in Mehmet Emin Ağa Yalısındaki sergi, Agah Uğur koleksiyon sergisi diyebilirim.

Pandemi sırasında, birkaç alımım oldu. Boyut olarak daha küçük ebatlarda, portre ağırlıklı işleri ilgimi çekti. Örneğin; Art50.net’ten Mihriban Mirap‘ın bir işi, Çağlar Öztürk’ten iki portre eseri, BASE’den Tolga Akmermer’in bir işi koleksiyona katıldı. İlave olarak, sanatçı Ferhad Salman’ın bir işi ve border_less platformundan almış olduğum, Ece Ağırtmış’ın bir işini de ilave edebiliriz.

Son dönemlerde, dünyada dijital ve yapay zeka ile üretilmiş işler ilgi uyandırıyor. Zamanımızdaki siyasi değişimler, göçü arttırıyor. Doğa, iklim krizi, küresel ısınma gibi etkenler, sanat üretimlerinde de kavramsal sorgulamalar oluşturuyor ve bu gerçekler birçok sanatçının üretimlerinde rol oynuyor. Yine, izlediğim kadarıyla genel olarak son zamanlardaki alım tercihleri, emeğin yoğun olduğu, hiper gerçekçi üretimler de de yoğunlaşıyor denilebilir. Özellikle, Afrika kökenli sanatçıların işlerine çok ilgi görünüyor.

Péju Alatise, Sim and the Yellow Glass Birds (2022). kó Art Space. Frieze Sculpture, The Regent’s Park, London 2022.

Çelenk Bafra, SAHA Direktör & Küratör

İlkbahar itibariyle hızlanan sanat dünyası yaz aylarında alışageldiğimiz molayı bile almadan ard arda açılan bienaller ve büyük ölçekli müze sergileriyle birkaç yıldır beklediğimiz içeriklerle sanat alanındaki tartışma ortamını zenginleştirdi. Sonbaharda ise bu hareketliliğin artık bir nevi fuar ve bienal furyasına, dolayısıyla turizm ve etkinlik enflasyonuna dönüştüğünü, bunun da nihayetinde hızlı tüketim ve rekabet ortamı yarattığını düşünüyorum. Bazı kişi ve kurumlar kaybettikleri zamanı telafi etmeye ya da pastadan pay almaya çalışırcasına çok sayıda, yersiz veya içerik ve organizasyondan taviz veren projelerle sahne almaya çalışıyordu.

Sprüth Magers, Frieze London 2022. Görsel Kaynağı: Ocula. Fotoğraf: William Cooper-Mitchell.

Berlin, İstanbul ve Mardin bienallerini, sıkı bir fuar takipçisi olmasam da Londra’daki Frieze, Arco Madrid, Paris Internationale ve Paris + par Art Basel fuarlarını gördüm. Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu, Marmara ve Ege bölgelerindeki bienal ve bağımsız sanat inisiyatiflerinin yanı sıra Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, İspanya, Portekiz ve İsrail’deki müze ve sanat kurumlarında araştırma yapma fırsatım oldu. Ruangrupa küratörlüğünde Kassel’de düzenlenen Documenta 15 ve Cecilia Alemani küratörlüğündeki 59. Venedik Bienali’nin hem kendi bienal tarihlerinde hem de dünya sanat tarihinde bırakacağı iz kıymetli olacak.

Şimdilik 2023 ve sonrası için Sharjah Bienali, Dhaka Art Summit, Gwangju Bienali, Venedik Mimarlık Bienali ve Sao Paolo Bienalleri gündemimde. Hepsine Türkiye’den sanatçıların projeleri de dahil olacak gibi görünüyor, hatta SAHA olarak bu katılımları desteklemeye çalışacağız. SAHA olarak sanat alanında yapıt, kitap ve bilgi üretimini destekleyen ve sanat ekosisteminin öğrenme, diyalog ve gelişim imkanlarını güçlendirmeyi önceliklendiren bir yapımız var. 2023’te ilginin Güneydoğu Asya ve esasen Afrika kıtalarına kayacağını düşünüyorum. Birkaç yıldır Afrika sanatını araştırıyoruz ve bu amaçla üyelerimizle Cape Town’a fuar dönemi bir araştırma gezisi yapmaya niyetimiz var.

Lehmann Maupin, Frieze Seoul 2022. Görsel Kaynağı: Ocula. Fotoğraf: Hazel Ellis.

Feride Çelik, Küratör & Sanat Editörü

Sizin de belirttiğiniz gibi geçen sene aslında pandemi sonrası sadece sanat alanında değil pek çok alanda canlanma senesiydi. Sanat faaliyetleri 2020 yılı Mart itibariyle yurdumuz her ne kadar fiziksel olarak devam etmediyse de online olarak sürekli devam etti. Eğitimler, dijital platformda sergiler, online müze gezileri, müzayedeler ve fuarlar… Kısacası aslında sanat aktiviteleri hiç sona ermedi ve sanatseverler sürekli bu etkinliklerle beslenmeye devam etti.

Ancak 2022 senesiyle birlikte sanat sergileri özellikle şehrimiz İstanbul’da fiziksel olarak başladı. Hatta ben 2022 senesinin Ocak ayında uzun bir aradan sonra ilk sergi küratörlüğüme Tophane Amire’de tekrar başladım.

Yine tedirginliklerle ve maskeli olarak kurulum ve açılışlar yapsak da sanat izleyicisinin aşırı ilgisini gördük. Sonrasında bu ilgi yükselerek devam etti. Nisan 2022 ile birlikte Venedik Bienali de başladı. Artık yurt dışına seyahat kısıtlamaları kalkmaya başlamıştı. Sonrasında İstanbul’da Mayıs ayında Contemporary İstanbul Bloom küçük çaplı fuar olarak açılışı yeni mekan olan Haliç Tersanesi’nde yaptı. İnanılmaz bir ilgi vardı.

Venedik Bienali’ni ziyaret etme imkanım oldu. Bu seneki Bienal belki uzun bir aradan sonra özlediğimiz için olabilir ama gerçekten çok başarılıydı. Gerek ülke pavyonları gerekse ana mekanlardaki sergilerdeki eserler çok etkileyiciydi. Yine sanat eserlerinde pandeminin etkisini görmek mümkündü. Ancak geçtiğimiz senelere göre daha sürreal ve malzeme olarak da ağırlıklı olarak dokuma sanat eserleri vardı. Dokumanın artmasının nedeninin biraz da sanatçıların içe dönerek meditatif sürece girme istekleri olarak görebiliyorum. Eylül ayında gerçekleşen ve uluslararası galerilerin de katılmış olduğu Contemporary İstanbul fuarında ise dikkatime çeken eserlerdeki aşırı renklenmeydi. Tema olarak ise doğa ve insan çalışmalarında da artış olduğunu hissettim.

2023 senesinde ilk olarak Mart ayında Art Dubai’ye gitme planlıyorum. Bir de sevdiğim sanat fuarı olan Art Frieze’e Mayıs ayında New York’da ya da Ekim ayında Londra’da gitmeyi düşünüyorum.

Pandemi sonrasında Metin Kalkızoğlu’nun bir eserini satın aldım. Foto gerçekçi tarzda doğadan manzaraları tuvaline aktaran sanatçının yalın tekniğini beğendiğim ve bana çok huzur verdiği için satın aldım. Danışmanlık verdiğim koleksiyonerlerimle farklı alımlar yaptık. Alım yaptığımız sanatçılar: Derya Geylani, Damla Yalçın, Özer Toraman, Serdar Acar, Ayşe Topçuoğulları, Sevim Kaya, Nergiz Yeşil, Ayşe Türemiş, Berna Bal, Ozan Ünal ve Özgür Demirci. Son dönemlerde Uzak Doğu ve Orta Doğulu sanatçılara eğilim olduğunu fark ediyorum

Nergis Abıyeva, Yazar

2022 yılında benim için en etkileyici ve besleyici iki etkinlik kuşkusuz Documenta ve Venedik Bienali’ydi. 2023’te Fiac, Art Basel ve Liste’ye gitmeyi hedefliyorum. Sanat eseri alımlarının son yıllarda arttığı malum. Türkiye’de maalesef katmansız ve dekoratif işlere rağbet edildiğini gözlemleyebiliyorum. Ülkemizde sanat piyasasıyla sanat teorisi ve sanat tarihi hâlâ birbirine çok uzak; “müzelik” işlerle “evlik” işler arasında uçurum var. Bununla birlikte öğrenmeye, derinleşmeye ve bağ kurmaya çalışan, ortamı iyi koklayan, sezgisi ve bilgisi hiç de fena olmayan alıcılar da artıyor.

Taring Padi. Documenta 2022. Görsel Kaynağı: artnews.com. Fotoğraf: Frank Sperling

Kına Demirel, Koleksiyoner

2022 yılında yine birbirinden keyifli sanat etkinliklerini deneyimleme ve sanatçılarla tanışma fırsatı buldum. Öncelikle sanat ortamlarına daha çok ilginin gösterilmesini görmek beni çok memnun ediyor. Hem pandemi sonrası hayata hızlıca alışabilmek hem biraz daha insanların kendisini rahatlatabilmek için bu ortamlarda bulunup biraz görsel hafızalarını geliştirmelerinin, insanların kendilerine iyi geldiğini düşünmeye başladım. Dolayısıyla bu ortamlar daha fazla ilgi çekiyor. Ama öte yandan bu ortamların sosyal medyada paylaşım aracı olarak görülmesi de, sanatçının veya sanat eserinin anlaşılması için daha az vakit harcandığını düşündürüyor. Ama yine de ilgi arttıkça bir süreden sonra esere de aynı şekilde etki edeceğine eminim. Tabii ki sanatın form değiştirmesi teknoloji ve farklı markalarla olan iş birliği gittikçe gelişiyor. Özellikle teknoloji ile olan iş birliğini son iki yıldır çok sorguluyoruz. NFT’nin 2022 ile birlikte dünya konjoktürüne denk düşmesi bu teknoloji ile yaratılan nasıl gelişeceğini sorgulattı. Finansal değerinin haricinde bu teknolojinin gelişeceği ve sanata katkıda bulunacağı da vazgeçilmez bir gerçek. Dijitalin ve teknolijinin, sanatın içinde yer aldığı birçok örneği görmeye başladım. Ayrıca diğer gördüğüm bir konu da doğaya dönüş sürdürebilirlik temalarının ve daha local etnik unsurların sanat eserlerinde işlenmeye başlanması. Bu da aslında toplumsal değerlerin jenerasyondan bir sonraki jenerasyona gitmesi, doğanın sürdürülebilmesi için sanatçının kendisinde etki gördüğü rolü oynamak istemesi bunlar çok güzel gelişmeler; bunları da açılan her galeride ya da programda hemen hemen görme fırsatı buldum. 2022’de daha fotoğraf sanatı ile ilgilendiğim için özellikle Paris’te Kasım ayında gerçekleşen Paris Photo’ya katıldım, orada da sürdürebilirlik konularının çok sıklıkla işlendiğini ön plana çıktığını gördüm. Öte yandan hem İngiltere’de Victoria Albert Müzesi hem de Chicago’da da Chicago Sanat Enstitüsü’nde pek çok sergiyi gezme fırsatı yakaladım.

2023 yine birbirinden farklı sanat etkinliklerine sahne olacak tabi bunun için en büyük beklenti İstanbul Modern’in açılıyor olması İstanbul’un müze alanına yeniden kavuşması heyecanlı bir gelişme olacak. Tabii ki yine İstanbul’daki CI fuarı ve açılacak birçok sergi TRdeki sanat alanını canlı tutacak. Yurtdışındaki takip ettiğim fuarlar veya sergiler öncelikle tabii ki fotoğrafçılık üzerine. Çok beğendiğim Güney Afrikalı sanatçı Zanele Muholi’nin retrospektif sergisi Paris’te şubat ayında başlıyor olacak. Mayıs ayında London Photo için Londra keyifli bir destinasyon olacak. Sonra arka arkaya Londra’da açılacak ilginç sergiler var. Afrikalı Çağdaş sanatçıların büyümesine paralel Tate Modern temmuz ayında bir sergi açıyor olacak. Öte yandan Royal College’ta da Marina Abromovich’in retrospektifi kapsamlı bir şekilde yer alacak. Modern sanatın klasik isimlerini sevenler için dünyanın birçok yerinde Van Gogh’dan Picasso’ya kadar bir çok serginin açılışını ve tabii bunların rekor düzeyde gezileceği tahmin ediliyor. Yılın sonuna doğru da kendime not ettiğim bir etkinlik de Miami Art Basel oluyor olacak.

Yarattığım koleksiyonda bir hikaye olmasını bir tema olmasını çok önemsiyorum. Kendi fokusumu ve odaklanmam gereken konuları seçerek ilerliyorum. Böylelikle daha derin içerikli mini koleksiyonlar yarattığımı düşünüyorum. Son birkaç senedir çağdaş Afrikalı sanatçıların fotoğraf sanatında ürettikleri eserlerle ilgileniyorum, onları olabildiğince koleksiyonuma katmaya çalışıyorum. Tüm dünyada da o sanatçıların açtığı sergilere veya yaptıkları eserleri takip etmeye çalışıyorum. İkinci çok ilgilendiğim bir konu da Türkiye’deki çağdaş kadın sanatçıları yakından takip ediyorum.

Zanele Muholi – Somnyama Ngonyama / Tate Modern. Görsel Kaynağı: nytimes.com. Fotoğraf: Facundo Arrizabalaga/EPA

Güliz Özbek Collini, Art50.net Kurucusu

2022 tüm dünyada sanat piyasasının canlanmaya başladığı, tüm sanat fuarlarının eskisinden daha güçlü geri geldiği, yeni müzelerin, galerilerin ve sanat mekanlarının açıldığı, sanat yarışmaları ve sanata destek girişimlerinin çoğaldığı bir yıl oldu. İtalya’da oturduğum için pandemi sonrası öncelikle yakın coğrafyadan Milano Miart, Milano Design Week, Contemporary Istanbul fuarlarını, Mardin, Istanbul ve Venedik Bienallerini ziyaret ettim. Venedik Bienali; güçlü teması, temanın bienal ve tüm yan etkinliklerdeki tutarlı ve güçlü uygulaması, ile etkisinden uzun süre kurtulamadığım bir görsel ve zihinsel şölen oldu.

2023’te katılacağım ve heyecanla beklediğim ilk etkinlik, şubat ayındaki Investec Cape Town Art Fair. Bu yıl 10. yılını kutlayacak fuarı ve yan etkinlikleri tüm dünyada yükselen çağdaş afrika sanatına ve ümit vadeden piyasasına merak duyanlara kesinlikle öneririm. 2017-2020 yılları arasında Cape Town’da yaşadığım süre içinde Afrika kıtası içinde başta Güney Afrika olmak üzere kıta içinde Gana, Kenya, Senegal ve Nijerya’daki çağdaş sanatçıların ve sanat pazarının tüm dünyadaki gelişimine tanık oldum, alımlar yaptım, araştırmalarıma ve takibime devam ediyorum.Yavaş da olsa tüm dünyadan koleksiyonerlerin keşfetmeye başlamasını görmek güzel.

Milan Miart ve Torino Artissima, Berlin Gallery Weekend, Paris + par Art Basel yakın coğrafyada olduklarından ziyaret etmeyi planladıklarım. Frieze ve 1-54 London ile Temmuz ayında Tate Modern’de başlayan, Afrika kıtasındaki fotoğraf sanatına odaklanacak olan A World in Common sergisini mutlaka görmek için fırsat yaratacağım. Katılamayacağım ama yakından takip edeceğim fuarlar arasında Frieze Seoul ve Art Basel Hong kong var; Asya pazarı da hem galeriler hem koleksiyonerler bazında ilgimi çekiyor.

Eser alımı konusunda önceliğim Art50.net sanatçıları ama bu yıl bütçemi Afrika ve diasporasından Çağdaş Afrika sanatına ayırdım, keşfetmesi ve tüm dünyada başarılarını izlemesi heyecan verici bir pazar.

 

Kapak Görseli: Folkert de Jong, Gallery Sofie Van de Velde, Art Basel, Unlimited 2022. Fotoğaf: Charlie Hui, Viswerk / Ocula.

 

Selin Tuncer

    If your proposal is evaluable, a return will be made within 5 working days. If you do not get a response to your offer within 5 working days, it means that your offer is not likely to be evaluated.




      Teklifinizin değerlendirilebilir olması durumunda en geç 5 iş günü içerisinde dönüş yapılacaktır. 5 iş günü içerisinde teklifinize yanıt alamamanız teklifinizin değerlendirilme olasılığı bulunmadığı anlamına gelmektedir.