Bienallerden sanat adalarına uzanan yeni kuşak sanat ve seyahat deneyimleri
Art50.net platformumuzun içeriklerinde son yıllarda dünyadaki önemli sanat etkinlikleri ve sanat odaklı seyahatler giderek daha fazla ağırlık kazanmaya başladı.
Bienaller, sanat fuarları, müze açılışları ve yeni kültürel destinasyonlar; yalnızca sanat üretimini değil, aynı zamanda sanatın deneyimlenme biçimlerini de yeniden tanımlıyor. Biz de sanatın yalnızca sergi mekânlarında değil, şehirlerde, coğrafyalarda ve seyahat deneyimlerinde nasıl karşılık bulduğunu görmeyi ve göstermeyi önemsiyoruz.
Bu doğrultuda 2022’den bu yana Türkiye’de ve dünyada öne çıkan sanat etkinliklerini, sanat yolculuklarını ve sanat rotalarını yakından izleyerek; sanat profesyonelleri, koleksiyonerler ve sanatla seyahat etmeyi sevenler için güvenilir, bilgilendirici ve ilham verici bir kaynak olma hedefimizde ilerliyoruz.
Sanat dünyasının fikir önderlerinin görüş ve önerileri eşliğinde 2025’te öne çıkan etkinlikleri değerlendirirken, 2026 yılı ve sonrasına dair güçlü sanat destinasyonlarını da şu sorularla mercek altına aldık:
- 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
- 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
- Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
2025’in en iz bırakan etkinlikleri 18.Istanbul Bienali, 1.Buhara Bienali, ve Türkiye ve yurtdışında birçok güçlü müze ve galeri sergileri olurken popüler destinasyonlar ise her daim popüler Paris ve Londra’nın yanısıra Orta ve Doğu Asya, Japonya sanat adaları gibi yeni deneyimler sunan rotalar oldu.

2026’da öne çıkan ana etkinlikler ve sanat destinasyonları ise şöyle şekilleniyor:
- 9 Mayıs – 22 Kasım 2026 tarihleri arasında “In Minor Keys” başlığıyla gerçekleşecek olan 61. Venedik Bienali, bu edisyonla birlikte Venedik/İtalya destinasyonunu bir kez daha çağdaş sanatın küresel merkezlerinden biri haline getirecek.
- 15 Mayıs – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında, Çelenk Bafra küratörlüğünde “GÖKzemin”başlığıyla düzenlenecek olan 7. Mardin Bienali, yeni açılım alanlarıyla birlikte çevredeki sanat ve kültür destinasyonlarını da kapsayan geniş bir deneyim sunacak.
Körfez bölgesindeki yükseliş; Art Basel Katar’ın ilk edisyonu, Abu Dhabi Art Fair’in Frieze yönetimine geçmesi, Suudi Arabistan’daki 3. Diriyah Bienali ile AlUla Arts Festival ve Desert X AlUla gibi iddialı projeler üzerinden açıkça hissediliyor.
Japonya ise özellikle Seto İç Denizi’ndeki sanat adaları ve çevresinde gelişen yeni kuşak müze ve mekân deneyimleri ile koleksiyonerlerin ve ciddi çağdaş sanat takipçilerinin dikkatini çeken başlıca destinasyonlardan biri haline gelmiş durumda.
Sanat profesyonellerinin farklı ilgi alanlarına yönelik bilgilendirici ve ilham verici görüşlerini keyifle okuyacağınızı düşünüyoruz.
ÇELENK BAFRA
İstanbul Modern Artistik Direktörü

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Bu yıl bence genel olarak Asya’daki sanat etkinlikleri çıkıştaydı. Hong Kong’taki fuar ve sanat haftası etkinlikleri ile birlikte Kazakistan ve Özbekistan’da yeni açılan müze ve sanat kurumları ile giderek yükselişte olan Sharjah Bienali ve ilk edisyonuyla yıla damgasını vuran Buhara Bienali dikkat çekici etkinlikler arasında sayılabilir. Ayrıca, İstanbul Modern’in yönetim kurulu ve premium üyelerine eşlik ettiğim Ekim ayı Paris gezisinde iyi bildiğim bir şehir olmasına rağmen yeni gelişmelere şahit oldum. Yeni açılan binasıyla Fondation Cartier, devasa iddialı sergileriyle Fondation Louis Vuitton ve Fondation Pinault gibi özel girişimlerin geldiği nokta şaşırtıcı, Paris’in bu kadar özel sektör ve lüks markalara kültür sanatı emanet etmesiyle ilgili çekincelerim var ama gelişmeleri yerinden takip etmek öğretici, özellikle de bu dönem dünyanın en önemli kamu müzelerinden Centre Pompidou’sunun şaşalı bir törenler en az 5 yıllığına kapanmasına denk geliyorsa.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
15 Mayıs’ta açılacak 7. Mardin Bienali küratörlüğünü yaptığım için bu kez özellikle odağımda ama yirmi yıldır kaçırmadan Mardin-Diyarbakır hattındaki etkinlikleri takip ediyorum. Şubat’ta ilki düzenlenecek olacak Doha’daki Art Basel Qatar ve Mayıs başı açılacak Venedik Bienali’ne gitmek istiyorum.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Türkiye’de Mardin Bienali ve Baksı Müzesi henüz görülmediyse mutlaka ilkbahar-yaz için düşünülmeli. Kışın ise özellikle fuar zamanına denk gelebilirseniz Cape Town veya Meksiko’yu özellikle tavsiye ederim. İkisi de göründüğü kadar uzak ve zor değil, hele ki Avrupa’nın giderek artan pahalılığı göz önüne alınırsa. Afrika sanatı ve Amerikalar bizi çok ilgilendiriyor. Daha fazla imkânım olsaydı Mart’a dek sürmekte olan Taipei Bienali ve gelecek Mart’ta açılacak Sidney Bienali’ni görmeyi çok isterdim; her ikisinin de küratörleri alanının uzmanı ve coğrafyaların sanatla ilişkisi çok eskiye dayanıyor.
EMİN HİTAY
Koleksiyoner

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Art Basel Paris Fuarı etkileyici bulduğum bir fuar oldu. Özellikle değişen sanat merkezleri içinde gücünü kaybeden Avrupa için Paris yeniden sanatın gözde bir mekanı oldu. Katılan galeriler ve sanatçılarla etkileyici bir fuardı.
Bu yıl heyecan duyduğum bir diğer etkinlik ise ilk edisyonu Diana Campbell sanat direktörlüğünde “Kırık Kalpler için Tarifler / Recipes for Broken Hearts” başlığı altında gerçekleştirilen Buhara Bienali oldu. Bienalin Komiseri olan ve aynı zamanda Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Yaratıcı Ekonomi ve Turizm Departmanı Başkanı ile Özbekistan Sanat ve Kültür Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olan Gayane Umerova’nın özverili katkıları ve vizyonu ile gerçekleştirilen bienal Özbekistan’ın Orta Asya’nın sanat merkezi olması konusunda çok hızlı bir adım oldu. Taşkent’i güçlendiren, bütün Özbekistan’a turistik ve sanatsal anlamda yeni bir bakış sunan bienal Buhara’nın İpek Yolu rotasındaki tarihsel ve zanaat pratiklerini canlandıran önemli bir sergi olarak tarihte yerini aldı. Zanaat, tasarım ve sanat arasında kurulan üçgene gastronomi ve kültürel değerlerin de eklendiği ilk Buhara Bienali bir sonrakileri de heyecanla beklediğim bir bienal oldu.
18. İstanbul Bienali de Türkiye’de ve dünyada önemli bir bienal olarak bu yıl görmek için heyecan duyduğum bienallerden birisiydi. Christine Tohmé küratörlüğünde gerçekleştirilen 18. İstanbul Bienali “Üç Bacaklı Kedi” başlığı ile İstanbul ve dünyadaki sosyo-kültürel ve toplumsal konulara odaklanan bir kavramsal çerçeve ile sunuldu.
Bir diğer etkileyici sanat programı ise SAHA Derneği ile ziyaret ettiğimiz Japonya seyahatiydi. Sanat ve kültür alanı konusunda oldukça kapsamlı bir programdı. Özellikle Japonya’nın Setouchi takım adaları arasında “sanat adaları” olarak bilinen Inujima, Teshima ve Naoshima adaları heyecan vericiydi. Inujima’da Seirensho Art Museum ve Inujima Art House Project, Teshima Art Museum modern sanat koleksiyonu, Lee Ufan & The Valley Gallery ve Les Archives du Coeur etkileyiciydi. Naoshima’da ise Art House Project, Ando Museum, Chichu Art Museum ve geçen yaz açılan Naoshima New Art Museum koleksiyonları Japonya’da sanat ve kültür ortamını, üretimi ve çağdaş bakışı görmek açısından önemli bir geziydi.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
Aşağıdaki bienal ve fuarları görmeye çalışacağım. Özellikle sanat alanındaki üretimlerin, toplumsal konuların değişimleri, çağdaş dünyayı yakalamak için önemli diye düşünüyorum. Fuarlar ise sanat piyasasındaki devinimleri, yönelimleri görmek açısından bir araştırma süreci gibi görmeyi önceliklendiriyorum.
• Art Basel Katar Fuarı
• 2. Malta Bienali
• ARCO Madrid
• Zona Maco
• Venedik Bienali
• Art Basel Paris
• Frieze London
• Sinop Bienali
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Türkiye’de bu yıl Sinop Bienali, Mardin Bienali ve Çanakkale Bienali olacak bunları mutlaka ülkemizdeki bienaller arasında görmeliyiz diye önemsiyorum. Bunun yanında Orta Asya’nın yükselen değerleri içindeki bienal ve müze projeleri ile Körfez ülkelerindeki bienaller ve fuarların yakından takip edilmesi gerek diye düşünüyorum.
FERDA DEDEOĞLU
Mimar, Ferda Art Platform kurucusu

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
2025’te beni en çok etkileyen şey, tek tek sergilerden ziyade, bazen sanatçının kendisi ile bazen sadece eserin kendisi için tasarlanmış mekânların içinde zaman geçirmek oldu. Japonya’da Naoshima ve Teshima adaları, sıklıkla art islands olarak anılan bu iki yer, tek bir eser etrafında çerçevelenmiş, mimarinin neredeyse tamamen o işe alan açmak üzere geri çekildiği yapılarla, alışık olduğumuz müze gezme pratiğini kökten dönüştürüyordu. Sanatın dolaşılan bir koleksiyon olmaktan çıkıp, yoğun bir mekânsal deneyime dönüşmesi hem izleyici hem de mekân üzerine düşünen biri olarak beni çok etkiledi.
Ancak bir mimar olarak benim için en belirleyici müze deneyimi, Hiroshima’ya yaklaşık bir saat mesafedeki Otake City’de yer alan Simose Art Museum oldu. Konteyner galerilerden oluşan yapının, çevresindeki konteynerlerle dolu liman bölgesiyle kurduğu doğal süreklilik ve gezme rotasını fazladan bir jest üretmeden, son derece kendiliğinden ve özgün bir biçimde oluşturması, mimarinin bağlamla uyum içinde nasıl güçlü bir deneyim yaratabileceğini çok net biçimde gösteriyor.
Japonyadan bir diğer dikatimi çeken proje olan Tokyo Toilet Project ise benim için bir sanat projesinden çok, mimarinin gündelik hayata ne ölçüde müdahale edebileceğine dair güçlü bir deneyimdi. Tuvalet gibi en sıradan, en görünmez yapılardan birinin; metropol ölçeğinde kamusal alana mimari mimari dokunuşun nasıl fark yaratabildiğini, çevresiyle kurduğu ilişikiyi somut biçimde gösteriyordu.
Bir diğer akılda kalıcı gezi Kahire’de Grand Egyptian Museum benim için çağdaş bir müze gezmekten çok, Mısır’ın geleneksel mimarlık geleneğinin böylesi büyük bir ölçekte bugüne taşınmış bir devamı içinde yürümek gibiydi. Yapının ölçeği, boşlukları; açık kapalı alan ilişkileri, avlusu mimari açıdan son dönemlerde en etkilendiğim yerlerden biri oldu.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
2026 yılı için en çok merak ettiğim etkinliklerden biri, Suudi Arabistan’ın kuzeybatısında yer alan tarihi vaha kenti AlUla’da gerçekleşen AlUla Arts Festival. Beni asıl heyecanlandıran, festivalin programının yanı sıra, bu coğrafya içinde inşa edilen yeni kültürel yerinde görmek.
Fuar tarafında ise odağım, bireysel keşiflerden ziyade aktif olarak parçası olacağımız organizasyonlar öncelikli. Bu bağlamda Miart, Milano’da ve Frank Gehry tasarımı bir yapıda gerçekleşecek olmasıyla, hem mekânsal deneyimi hem de güncel sanat sahnesini içeriden okuyabilmek açısından 2026’da öncelikli duraklarım arasında yer alıyor.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Kendi seyahat rotam üzerinden listede yer alanlar şöyle: Önümüzdeki dönem için öncelikli olarak Özbekistan var. Bu yıl Buhara’daki bienal beni çok meraklandırdı, görememiş olmak üzdü; bu nedenle şu anda rotamda özellikle Buhara ve Semerkant öncelikli yer tutuyor. Bu coğrafyayı sakin ve zamana yayarak gezmek istiyorum.
Mısır’a daha kapsamlı ve çok adımlı bir program ile tekrar ziyaret planlarımız arasında.
Bunun yanında Japonya’ya üçüncü kez gidip bu defa daha farklı bölgeler ve şehirler var görmeyi istediğimiz. Daha önce kurduğumuz deneyimi genişleterek, bilinen rotanın dışına çıkan sanat ve mimarlık pratiklerini görmek istiyorum.
New York ve Paris ise her yıl ailece ziyaret ettiğimiz, bizim için sabit referanslar olmaya devam ediyor.
Dr. FERİDE ÇELİK
Sanat Danışmanı, Küratör ve Editör

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Bu sene beni en çok etkileyen sanat etkinliği 18. İstanbul Bienali ve Abdülmecid Efendi Köşkü’ndeki ‘Folia’ sergisi oldu.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
2026 yılı sanat takvimimin merkezine, derin tarihsel dokusuyla büyüleyen 7. Mardin Bienali’ni ve çağdaş sanatın küresel zirvesi olan 61. Venedik Bienali’ni aldım. Mardin’de, ‘GÖKzemin’ başlığı altında kadim şehrin sokaklarına yayılan eserlerin, yerel kimlik ile evrensel sanat arasında kuracağı o eşsiz bağa tanıklık etmeyi arzuluyorum. Venedik’te ise küratör Koyo Kouoh’nun ‘In Minor Keys’ (Minör Tonlarda) temasıyla kurguladığı, daha naif ama bir o kadar da dirençli seslere odaklanan küratöryel perspektifi yerinde deneyimlemek benim için büyük önem taşıyor. Özellikle Türkiye Pavyonu’nda Nilbar Güreş’in toplumsal cinsiyet ve kültürel bellek üzerine kurgulayacağı sergisini görmek, her iki bienalin sunduğu farklı ama birbirini tamamlayan sanatsal dilleri keşfetmek adına 2026 rotamın vazgeçilmez bir parçası.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Sanatın Yeni Rotası: Orta Doğu ve Ötesi
2026 yılı seyahat planlarımda, sanat dünyasının yükselen yeni merkezi Orta Doğu’ya özel bir parantez açıyorum. Özellikle Abu Dhabi’nin Saadiyat Kültür Bölgesi’nde yükselen ve sanatseverler için gerçek birer ‘mabet’ niteliği taşıyan Guggenheim Abu Dhabi ile Zayed National Museum gibi devasa merkezleri yerinde görmeyi hedefliyorum.
Bölgenin sanatsal enerjisini ve pazar dinamiklerini deneyimlemek adına, 2026 itibarıyla küresel bir kimliğe bürünecek olan Frieze Abu Dhabi ile bölgenin en prestijli etkinliklerinden Art Dubai‘yi rotama dahil etmek benim için vazgeçilmez. Bienallerin sunduğu küratöryel derinliği, Orta Doğu’nun modern ve çağdaş sanat fuarlarıyla birleştiren bu çok katmanlı rota; sanatın sadece geçmişle kurduğu bağı değil, gelecekteki yönünü de keşfetmek adına eşsiz bir fırsat sunuyor.
GÜLİZ ÖZBEK COLLINI
Art50.net kurucusu

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Japonya, beklentilerimin de ötesinde bir deneyim sundu. Uzun zamandır görmek istediğim Seto İç Denizi’ndeki sanat adalarını (Naoshima, Teshima, Inujima), Setouchi Trienali kapsamında ziyaret etmek paha biçilmezdi. Tadao Ando imzalı müzeler, Benesse Art Site, plajlardan pirinç tarlalarına yayılan uluslararası sanatçıların açık hava enstalasyonlarıyla bu adalar, doğa–mimari–sanat birlikteliğinin güçlü bir çağdaş sanat destinasyonu örneğini oluşturuyor. Trienal’e özgü Art House Project ise terk edilmiş köyleri canlandırmayı, kültürel mirası korumayı ve çağdaş sanatı yerel halkla buluşturmayı amaçlayan, örnek alınması gereken bir model.
Bölgedeki bir diğer önemli durak, mimari, doğa ve sanatı estetik bir bütünlükle buluşturan Simose Art Museum. Bulunduğu yeri bir destinasyon haline getiren yeni nesil müzelerin en etkileyici örneklerinden biri.
Kahire’de, Giza Piramitleri önünde konumlanan ve 2025’te beşinci edisyonu gerçekleşen Forever Now’ı ikinci kez ziyaret ettim. Art D’Égypte tarafından hayata geçirilen bu etkinlik, dünyanın en ikonik miras alanlarından birini küresel çağdaş sanat sahnesiyle buluşturması açısından dikkatimi çekiyor. Bu ziyaret kapsamında Grand Egyptian Müzesi de yılın etkileyici deneyimleri arasında yer aldı. Aynı dönemde yer alan Cairo Design Week de bonus oldu.
Investec Cape Town Art Fair vesilesiyle galeriler, sanatçı stüdyoları, koleksiyoner ziyaretleri, müzayedeler, Zeitz MOCAA ve Norval Foundation programlarıyla G. Afrika, benim için Şubat ayında vazgeçilmez bir sanat rotası olmaya devam ediyor. Afrika sanatını takip edenler için dünyada başka önemli fuarlar olsa da Cape Town’daki çağdaş sanat ekosistemini deneyimlemek bence önemli.
Milano Art Week / Design Week 25 etkinliklerinden en etkileyicisi Es Devlin’in Pinacoteca di Brera ve @fuorisalone işbirliğiyle gerçekleştirilen “Library of Light” idi. Sanatçının bu yıl kütüphaneleri kinetik kamusal heykeller olarak ele aldığı bu anıtsal çalışmalarının devamını Aralık ayında Art Week Miami kapsamında “Library of Us” projesinde gördük.
Türkiye’de ise 2025 içinde öne çıkan sergiler arasında, Anlam de Coster küratörlüğündeki Yanardağ Sevdalısı ve Alaçatı Arkas’ta Billur Tansel küratörlüğünde gerçekleşen Staged sergileri yer aldı.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
İlk fuar ziyaretim şubatta Marakesh’teki 1-54 fuarı olacak. Ardından yine çağdaş Afrika sanatı odağında Investec Cape Town Art Fair. Mümkün olursa geçen yıl ilk edisyonunu göremediğim Afrika Basel’i görmek istiyorum.
Miart, Milano Design Week / Fuorisalone ve Artissima Torino, yakınlıkları nedeniyle mutlaka ziyaret edeceğim etkinlikler arasında.
61. Venedik Bienali’ni buruk bir heyecanla bekliyorum. Cape Town’daki MOCAA direktörü olarak tanıdığımız Koyo Kouoh’nun, bu Mayıs ayında tam Bienal konseptini açıklamasını beklediğimiz günlerde ani vefatı sonrası ekibinin ortaya koyacağı bienal ziyareti kuşkusuz özel bir deneyim olacak.
Türkiye’de Mardin Bienali ajandamda. Bienalin küratoryel çerçevesini eski şehrin dışına taşıyan ve yeni mekânlarla genişleyen bu edisyonunu merakla bekliyorum.
Mümkün olursa Mayıs ayında New York’taki fuarları, Ekim ayında ise Frieze London ve Sculpture sergisini ziyaret etmeyi planlıyorum. Deneyimlemek istediğim gelişen sanat pazarları arasında Seul ve Mexico City de yer alıyor; 2026 olmazsa takip eden yıl.
Türkiye’de ise İstanbul Modern, Arter, Sakıp Sabancı Müzesi ve Pera Müzesi’nin yeni sergilerini ilgiyle takip edeceğim.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
• Japonya’da Naoshima ve Teshima adaları, Simose Art Museum
• 61. Venedik Bienali
• 7. Mardin Bienali
• Capetown – Art Fair, MOCAA, Norval Foundation, Şarap bağlarındaki sanat
• Norveç – Munch Museum, Kunstsilo (Kristainsand), Kistefos
MELİKE BAYIK
Küratör, Sanat danışmanı, Akademisyen

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Ceramic Brussels Fuarı 2025 edisyonunda en etkilendiğim fuarlardan birisi oldu. Seramik üzerine dünyadan farklı galerilerinin, Uzak Doğu, Asya, Avrupa gibi bölgelerdeki sanatçıların geleneksel yöntemler ve çağdaş bakışla olan üretimlerini izlemek heyecan vericiydi.
Bir diğeri uzun zamandır beklediğim ilk edisyonu gerçekleşen Özbekistan’da yer alan Buhara Bienali oldu. İlk edisyonu Diana Campbell sanat direktörlüğünde “Kırık Kalpler için Tarifler/ Recipes for Broken Hearts” başlığı altında gerçekleştirilen Buhara Bienali tarihsel katmanlarla güncel sanatsal pratikler arasında kurduğu hassas, katmanlı ve çok sesli tasarlanmış haliyle benim için yılın en güçlü bienal deneyimlerinden biri oldu. Bienal, Buhara’nın mimarisini, zanaat geleneğini ve gündelik üretim biçimlerini yalnızca bir arka plan olarak değil, doğrudan üretimin parçası hâline getirerek; yerel bilgi ile çağdaş sanat arasında canlı, karşılıklı ve dönüştürücü bir alan açtı.
Sanatçıların yerel zanaatkârlar ve tasarımcılarla birlikte üretime davet edilmesi, bienali temsili bir sergi formatının ötesine taşıdı. Bu yaklaşım, üretimi zamana yayılan bir süreç olarak ele alan; paylaşımı, öğrenmeyi ve birlikte düşünmeyi merkeze alan bir model olarak karşımıza çıktı. Türkiye’den Hera Büyüktaşçıyan ve Vahap Avşar’ın eserlerinin de yer aldığı bienal hem uluslararası sanatçıları görünür kıldı hem de lokalde üreten sanat, zanaat ve tasarımcıları da bir araya getirerek ilişkisellik kurup katılımcı pratiklerle üretimi sundu.
Galerist’te açılan Elif Uras’ın “Ellerinde Toprak” sergisi üretimler, kadın emeğinin görünürlüğü, dayanışma gibi konular özelinde etkileyici bir sergiydi.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
Aşağıdaki bienal ve fuarları görmeye çalışacağım. Özellikle sanat alanındaki üretimlerin, toplumsal konuların değişimleri, çağdaş dünyayı yakalamak için önemli diye düşünüyorum. Fuarlar ise sanat piyasasındaki devinimleri, yönelimleri görmek açısından bir araştırma süreci gibi görmeyi önceliklendiriyorum.
• Ceramic Brusses
• Art Basel Katar Fuarı
• 2. Malta Bienali
• ARCO Madrid
• Art Dubai
• Venedik Bienali
• Manifesta Bienali
• Art Basel Paris
• Frieze London
• Frieze Abu Dhabi
• Sinopale
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Özellikle yükselen Orta Asya’daki sanat etkinliklerini ve Körfez bölgesinin yükselişini yakalamak, buna şahit olmak ve üretimi, sanatın kapitaller arasındaki akışını izlemek için önemli olacak. Doğu’nun yükselişini izlemek gerek diye düşünüyorum.
MELİS TERZİOĞLU
Sanat Danışmanı

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
En iyi ihtimalle vasat diye nitelendirebileceğim oldukça fazla sergi ve bienal gördüğüm bir seneydi. Bunu asla hayıflanarak söylemiyorum çünkü iyinin ne olduğunu anlamak ve değerini bilmek için her şeyin kötüsünü de görmek ya da deneyimlemek lazım. Buna mukabil, beni oldukça derinden etkileyen ve iz bırakan iki sergi EMST’teki “Why Look at Animals” ve Hamburgerbahnhof’ta Haziran 2026’ya kadar devam edecek Petrit Halilaj’ın “An Opera Out of Time” sergileri oldu. EMST’teki sergi, neredeyse herkesin küratör olduğu günümüzde, iyi bir küratörün nelere kadir olabileceğini ve neler yapması gerektiğini hatırlatan nitelikteydi. Bu kapsamlı sergi ayrıca, bildiklerimin yanısıra daha önce adını hiç duymadığım sanatçıları tanımama ve öğrenmeme de fırsat yarattı. Petrit Halilaj ise 10 yıl önce başka bir değerli ve vizyoner küratör olan Okwui Enwezor sayesinde radarıma girmişti. Savaş içinde geçen çocukluğuna ve o gerçekliğin getirdiği tüm zorluklara rağmen şefkatli, düşünceli, paylaşımcı ve muzip kalabilmenin mümkün ve bilinçli bir tercih olduğunu bize gösteren Halilaj gibi sanatçılardan sadece sanata dair değil, insan olmaya dair öğrenebileceğimiz çok şey olduğunu düşünüyorum.
Ayrıca mutlaka uzaklara gitmeye de gerek yok, Arter’de geçtiğimiz haftalarda açılan Hera Büyüktaşçıyan’ın “Hayalet Kuartet” sergisi daha defalarca görmek, içinde vakit geçirip, üzerinde düşünmek isteyeceğim, bir dip dalgasının hem sakinliğini hem de gücünü barındıran bir sergi.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
Sanat dünyası için 2026’nın uluslararası alanda gerçekleşecek en önemli sanat etkinliğinin Venedik Bienali olduğu konusunda sanırım herkes hemfikirdir. Bizim yerelimizde ise Mardin Bienali var. İkisini de yıllardır düzenli olarak takip etmeye çalışıyorum.
Malta ve Lyon Bienallerinin sanatçı listelerinin açıklanmasını da ayrıca merakla bekliyorum.
Aklıma ilk gelenler bunlar olsa da eminim önümüzdeki aylarda MUDAM Lüksembug’da Simon Fujiwara’nın “A Whole New World” sergisi gibi dikkatimi çekecek ve görme arzusu uyandıracak daha başka nice sergiler de karşıma çıkacaktır.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
Liste yapmak en kolayı ve sanat ekosistemleri gelişmiş batı şehirlerinden birine büyük fuarların ya da bienallerin gerçekleştiği zamanlarda giderseniz çok sayıda iyi sergi görme ihtimaliniz çok yüksek. Dünya sanat takvimi bienalleri, sergileri ve fuarları ile yılın her gününü sanata ayırsanız dahi vaktininiz yetmeyeceği dolulukta. Kendi adıma; yıllar içerisinde körelmeye başladığını hissettiğim sanat sevgimi ve heyecanımı yeniden bulmanama vesile olacak, iyisiyle kötüsüyle, yeni veya farklı bir şeyler görebileceğim, öğrenebileceğim hangi sergi ya da neresi ve kim varsa onların peşinden gitmeyi umuyorum.
Aynı isimler ve yerlerden oluşan kısırdöngüler beni ancak bir yere kadar tatmin ediyor ve bunu biraz kırmak ya da üzerine eklemek iyi geliyor. Sanırım verebileceğim en dürüst ve içten tavsiye de herkesin kendisi için bunu yapması; ilginizi hangi sanatçı, küratör, sergi, bienal çekiyorsa onları takip edin, onların açtığı alanları keşfedin. Sanat dünyası da aynı hayat gibi “her derde deva” misali formüller ya da listelerde sıkışıp kalmak için çok engin ve çeşitli.
SELMA AYGÜN
Sanatsever

1. 2025 yılı içerisinde Türkiye’de veya yurt dışında katıldığınız ve sizde iz bırakan sanat etkinlikleri…
Öncelikle 18.nci İstanbul Bienali, gerek seçilen mekanlarla gerekse kavramsal kurgusu ile oldukça ilgimi çekti.
Salt Beyoğlu!ndaki “90’lardan Beri Halıdayız” sergisi mutlaka görülmeliydi.
Zeyrek Çinili Hamam’da, yine Anlam de Coster’ın küratörlüğündeki sergiler izleyicide farklı izler bırakıyordu.
Galerist’te en son izlediğim, Elif Uras ve İpek Düben sergileri kaçırmadığım çok iyi sergilerdi. Arter’deki Nilbar Güreş, Abdülmecid Efendi Köşkündeki Folia, Pera Müzesindeki Asa Jungnelius sergileri de favorilerim arasında.
BASE 2025 edisyonu bu yıl da, yeni mezun 151 sanatçının eserlerini sanatseverlerle buluşturdu. MAMUT art project ise, 10-14 Aralik tarihlerinde 12.nci edisyonunu YKB Bomontiada da gerçekleştirdi. Aynı edisyonun Mamut Limited bölümünde ise, farklısanatçıların yeni seramik işlerinden oluşan bir seçki yer alıyordu.
Yurtdışında ise Art Basel Paris 2025, ve şehirdeki birçok galeri ve müzelerdeki sergiler görülmeye değerdi. 41 ülkeden206 galerinin katılımıyla Grand Palais’te gerçekleşen fuarda, özellikle established sanatçıların ikonik ve yüksek bütçeli işlerinin satışı dikkat çekiciydi. Sanatseverler, aynı günlerde şehirdeki Design Miami Paris, Asya Now gibi farklı fuarların ve Gerhard Richter, George Condo gibi büyük isimleri, kişisel sergilerini de görme fırsatını buldular. Sergiler halâ devam etmekte.
Barselona’da her yıl düzenlenen LOOP Barselona’yı ise Elgiz Müzesi müze dostlarıgrubuyla izleme şansım oldu. Almanac Oteli’nin 3 ayri katında düzenlenen fuarda her oda, hiçbir değişiklik yapılmaksızın galerilere kiralanarak, video gösterimleri gerçekleştirildi. Türkiyeli sanatçımız Ali Kazma’nın “inkman’ adlı videosunu da aynı yerdeki Galeri Francisco Fino’da izleme ve sanatçının kendisiyle de tanışma fırsatınıyakalamaktan çok keyif aldık.
Barselona’daki Joan Miro müzesinde, Miro’nun, Amerikalı çağdaş sanatçı dostlarının işleriyle buluşturulduğu sergi de kaçırılmaz. 22 Şubat 2026 ya kadar sürüyor.
2. 2026 yılı için öncelikli olarak görmeyi planladığınız sanat fuarı ve/veya sanat etkinlikleri…
2026’da ilk olarak 5-7 Şubat tarihlerinde Marakeş’te düzenlenen 1-54 Contemporary African Art Fair’e gitmeyi planladım. Be sene Doha’da ilk edisyonu gerçekleşecek olan Art Basel Katar da aynı tarihlere rastlıyor.
2026’nın en önemli sanat etkinliği olarak Venedik Bienali’ni mutlaka ziyaret etmek isterim.
Londra’daki Art Frieze’e de katılmak bu yıl planlarım arasında.
3. Özellikle “seyahat etmeyi seven” sanatseverler için, 2026 yılı ve sonrasında mutlaka görülmesi gerektiğini düşündüğünüz sanat rotaları ve/veya etkinlik önerileriniz…
En fazla ilgi gören fuarlardan elbette, Art Basel Basel’in yanısıra Art Basel’in farklı şehirlerdeki edisyonları önemli. Örneğin; Şubat 2026 da Katar edisyonu, Mart ayında Hongkong edisyonu.
4-8 Mart tarihlerinde gerçekleşecek Arco Madrid, müzeler bakımından çok zengin olan şehri ziyaret etmek için mükemmel bir fırsat..
17-19 Nisan 2026’da yapılacak Miart Milano görmeye değer.
Venedik Bienali’nin 6.nci edisyonu 09 Mayıs-22 Kasım 2026 tarihlerinde gerçekleşecek.
Frieze London tabii ki kaçırılmaz.
Çağdaş sanat etkinlikleri hızlı bir ivme ile Ortadoğu ve Körfez ülkelerinde, Uzakdoğu’da yoğunlaşıyor. Yüksek bütçeli, mimari özellikleriyle de çok öne çıkan, nitelikli müzeler, galeriler sanat etkinlikleri, bu bölgelerin katma değerini artırıyor.
Darısı başımıza diyelim…
Takvim bölümümüzde yıl/ay/ülke bazında fuar ve bienallari aylık takvim altında; yıllık özetleri de yıllık takvim altında takip edebilirsiniz.