Mardin’e dair bir okuma listesi hazırlamak, bir şehri “anlamaya” çalışmaktan çok, onunla birlikte düşünmeye hazırlanmak gibi. Çünkü Mardin yalnızca görülen bir yer değil; dillerin, hafızaların, hikâyelerin ve sessizliklerin iç içe geçtiği çok katmanlı bir coğrafya.
Mardin Bienali de tam bu çok katmanlı yapının içinde dolaşan bir karşılaşma alanı açıyor. Bienal, kente yalnızca bakmayı değil; onu dinlemeyi, ritmini hissetmeyi, hafızasıyla birlikte düşünmeyi öneriyor. Bu yüzden bu listeyi yalnızca yolculuk öncesi bir hazırlık olarak değil; bienal boyunca şehrin içinde dolaşırken ve sonrasında hafızada kalanları yeniden düşünürken eşlik edecek metinler olarak düşündük.
Çelenk Bafra, Döne Otyam, Amar Kılıç ve Ebru Nalan Sülün gibi konunun ve bölgenin uzmanlarından gelen önerilerle şekillenen bu seçki; Yaşar Kemal’den Murathan Mungan’a, Fikret Otyam’dan Edward Said’e uzanan farklı sesleri bir araya getiriyor. Bazı kitaplar doğrudan bu coğrafyayı anlatıyor, bazılarıysa ona uzaktan bakıyor; ama hepsi birlikte, Mardin Bienali etrafında şekillenen deneyime yeni katmanlar ekliyor.
Mardin Bienali’ne gittiyseniz ya da gitmeye hazırlanıyorsanız bu değerli listeye göz atmanızı öneririz:
Çelenk Bafra
Mardin Bienali Küratörü, İstanbul Modern Artistik Direktörü
İki kitap bienalde kavramsal çerçeveye yol gösterdi. Bienalin kavramsal pusulasını, iki farklı coğrafyadan ve düşünce geleneğinden gelen iki edebiyat eseri belirledi:
Aristophanes’in Kuşlar komedyası ve Ferîdüddîn Attâr’ın Mantıku’t-Tayr mesnevisi. Biri, gökyüzünde kurulan bir ütopyanın kısa sürede tanıdık bir iktidar düzenine dönüşmesini ironik bir dille anlatır; diğeri, kuşların yedi vadiden geçerek benlikten arınıp kolektif bir hakikate ulaşmasını. Bu iki yönelimi sabitlemeden, sanatçılara aralarında hareket edebilecekleri bir alan açmayı önemsedim. Bazı işlerin eleştirel mesafeler kurmasına, bazılarının ise içsel dönüşümün izini sürmesine imkân tanıyan bir alan. Kuşları ise bu farklı yönelimleri kesiştiren ortak bir metafor olarak aklımızda tutmak belirleyici oldu.

2. Mantıku’t-Tayr, Ferîdüddîn Attâr
Döne Otyam
Mardin Bienali Direktörü, Küratör ve Sanat Danışmanı
Bienalin bu bölgenin tanıtımında rölü büyük ama bu bölge o kadar derin ki halen tam olarak tanınmıyor. Bienaller çoğu zaman bir vitrin kuruyor; görünürlük sağlıyor ama oranın hafızası, gündelik hayatı, dili ve hikâyeleriyle daha derin bir ilişki kurmak gerekiyor. Bunun için önerilerim:


2. Mahmut ile Yezida, Murathan Mungan
3. İnce Memet, Yasar Kemal
4. Mem û Zîn, Ehmedê Xanî
5. Beden Yazıtları: Güneydoğu Anadolu Geleneksel Dövme Sanatı, Sait Tunc
6. Ha Bu Diyar, Fikret Otyam
7. Kuş Pencereleri, Nihat Özdal