Paralel Venedik 2026: Öne Çıkan Sergiler

Venedik Bienali denildiğinde uzun süre akla önce Giardini ve Arsenale’deki ana sergiler gelirdi. Ancak son yıllarda şehir genelinde düzenlenen paralel sergiler de bienalin kendisi kadar konuşulur hale geldi. Vakıflar, özel koleksiyonlar ve tarihi saraylarda açılan bu büyük ölçekli sergiler artık bienal programının doğal bir uzantısı gibi görülüyor; sanat dünyası da her edisyonda bu sergileri en az pavyonlar kadar merakla bekliyor.

2026 bienali sırasında Venedik’in farklı noktalarına yayılan program bu eğilimi bir kez daha doğruluyor. Palazzo Grassi ve Punta della Dogana’daki Pinault Collection sergilerinin yanı sıra, Marina Abramović’in 80. yaşı vesilesiyle Gallerie dell’Accademia’da açılan Transforming Energy sergisi, Peggy Guggenheim Collection’daki Peggy Guggenheim in London serisinin ilk bölümü, Anish Kapoor’un mekâna özgü soyut yerleştirmeleri ve Amoako Boafo’nun çağdaş siyah temsili portreleri, bienal ziyaretini pavyonların ötesine taşıyan önemli duraklar arasında yer alıyor.

Aşağıda, 2026 Bienali sırasında şehirde gezilebilecek öne çıkan paralel sergilerden bir seçki yer alıyor.

Ca’ Pesaro – Galleria Internazionale d’Arte Moderna

Jenny Saville

28 Mart – 22 Kasım 2026

İngiliz ressam Jenny Saville’in Venedik’teki ilk büyük sergisi olan bu proje, sanatçının 1990’lardan günümüze uzanan pratiğini yaklaşık otuz resim üzerinden ele alıyor. Figüratif resimde bedenin temsiline getirdiği radikal yaklaşımıyla tanınan Saville, özellikle büyük ölçekli tuvalleriyle çağdaş resimde yeni bir dil kuran sanatçılar arasında yer alıyor.

Ca’ Pesaro’da düzenlenen sergi, Saville’in monumental figürlerini müzenin kalıcı koleksiyonunda yer alan Titian, Tintoretto ve diğer Venedik ustalarının mirasıyla diyalog içine yerleştiriyor. Serginin son bölümünde ise sanatçının Venedik’e yanıt olarak ürettiği yeni çalışmalar yer alıyor; böylece Saville’in resim pratiği, kentin tarihsel resim geleneğiyle doğrudan bir karşılaşma yaşıyor.

Jenny Saville, Ca’ Pesaro, 2026. Foto: Prudence Cuming Associates Ltd, Courtesy Gagosian

Casa dei Tre Oci

Joseph Kosuth

28 Mart – 22 Kasım 2026

Mario Codognato ve Adriana Rispoli küratörlüğünde gerçekleşen “The-exchange-value-of-language-has-fallen-to-zero”, Joseph Kosuth’un dil, anlam ve temsil kavramları etrafında şekillenen pratiğine odaklanıyor. Kavramsal sanatın öncü isimlerinden biri olan Kosuth, 1960’lardan bu yana sanatın nesnelerden çok fikirlerle kurduğu ilişkiyi araştırırken, metin temelli üretimleriyle kavramsal sanatın merkez figürlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Casa dei Tre Oci’de gerçekleşen sergi, sanatçının uzun yıllara yayılan pratiğinden seçilmiş işleri mekâna özgü yerleştirmelerle bir araya getiriyor. Berggruen Arts & Culture iş birliğiyle hazırlanan proje, izleyiciyi Kosuth’un felsefi referanslarla şekillenen üretimini Venedik’in tarihsel bağlamı içinde yeniden düşünmeye davet ediyor.

Joseph Kosuth, Chain of Resemblance. Casa dei Tre Oci, Venedik. Courtesy Joseph Kosuth Studio

Palazzo Grassi

Michael Armitage

29 Mart 2026 – 10 Ocak 2027

Pinault Collection tarafından düzenlenen bu sergi, çağdaş resim sanatının önde gelen isimlerinden Michael Armitage’in son on yıldaki önemli eserlerini bir araya getiriyor. Armitage, Kenya kökenli bir sanatçı olarak, Afrika ve Avrupa kültürlerini birleştiren, tarih ve toplumsal meseleleri resimlerinde özgün bir görsel dil ile işliyor. Büyük ölçekli tuvalleri ve canlı renk paletiyle Armitage, figüratif ve soyut unsurları bir araya getirerek izleyiciyi hem duygusal hem de görsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Palazzo Grassi’nin tarihi mimarisi, Armitage’in dinamik ve yoğun sahneleriyle etkileşim içinde kurgulanmış. Eserler, salonların perspektifini ve mekânsal algıyı dönüştürerek izleyiciyi resimlerin içine çeken bir atmosfer yaratıyor. Sergi, toplumsal bellek, kimlik ve bireysel hikâyeler arasındaki bağlantıyı sorgulayan eserlerle dolu, izleyiciye hem gözlemleme hem de düşünsel olarak katılım sağlama fırsatı sunuyor.

Michael Armitage, Dandora (Xala, Musicians), 2022, Pinault Collection. Installation view Marco Cappelletti Studio.
Amar Kanwar

29 Mart 2026 – 10 Ocak 2027

Hindistanlı sanatçı Amar Kanwar’ın kapsamlı sergisi, fotoğraf, video ve mekâna özgü yerleştirme çalışmalarıyla politik ve sosyal temaları derinlemesine inceliyor. Kanwar, tarih, hafıza, iktidar ilişkileri ve toplumsal adaletsizlik gibi konuları, sessiz ama etkileyici bir görsel dil ile aktarıyor. Özellikle “The Peacock’s Graveyard” gibi önemli enstalasyonları, izleyiciye hem görsel hem de düşünsel olarak yoğun bir deneyim sunuyor.

Sergi, Palazzo Grassi’nin mimarisiyle uyumlu bir şekilde kurgulanmış; geniş salonlar ve doğal ışık, Kanwar’ın eserlerinin mekanla bütünleşmesini sağlıyor. İzleyiciler, eserler arasında dolaşırken hem mekânsal farkındalık kazanıyor hem de güncel toplumsal meseleleri derinlemesine düşünme fırsatı buluyor. Kanwar’ın pratiği, sanatı sadece görsel bir deneyim değil, aynı zamanda bir farkındalık ve sorgulama aracına dönüştürüyor.

Amar Kanwar, The Peacock’s Graveyard, 2023 (still), Pinault Collection, Digital video installation, Courtesy Marian Goodman Gallery

Punta della Dogana

Lorna Simpson

29 Mart 2026 – 22 Kasım 2026

Bu retrospektif sergi, çağdaş sanatın önemli figürlerinden Lorna Simpson’ın resim, kolaj, heykel ve video çalışmalarını bir araya getiriyor. Simpson, özellikle kimlik, hafıza, cinsiyet ve kültürel temsiller üzerine kurduğu pratiğiyle tanınıyor. Sergide yer alan eserler, bireysel ve toplumsal deneyimlerin görsel ve kavramsal olarak kesiştiği bir perspektif sunuyor.

Punta della Dogana’nın geniş ve açık mekânları, Simpson’ın çok disiplinli eserlerinin etkileyici bir şekilde deneyimlenmesini sağlıyor. İzleyici, hem sanatçının tarih ve kültüre dair gözlemlerini hem de bireysel ve kolektif hafızayı sorgulayan anlatılarını derinlemesine inceleme fırsatı buluyor. Bu sergi, sanatçının üretimini kronolojik ve tematik olarak sunarken, izleyiciyi aynı zamanda sanat ve toplumsal eleştiri arasındaki etkileşimi deneyimlemeye davet ediyor.

Installation view, Lorna Simpson. Third Person, 2026, Punta della Dogana, Venedik. Foto: James Wang ©️ Palazzo Grassi, Pinault Collection

Punta della Dogana

Paulo Nazareth

29 Mart 2026 – 22 Kasım 2026

Brezilyalı sanatçı Paulo Nazareth’in sergisi, sanatçının son yirmi yılını kapsayan üretimini ve performatif yürüyüşlerini bir araya getiriyor. Nazareth, eserlerinde tarih, kimlik, göç, sınırlar ve toplumsal adalet temalarını işleyerek izleyiciye küresel meseleleri düşündüren çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Sergi, sanatçının koleksiyonlarını, belgelerini ve mekâna özgü yerleştirmelerini bir araya getiriyor.

Punta della Dogana’nın mekânsal özellikleri, Nazareth’in performatif ve yerleştirme odaklı eserleriyle birleşerek izleyiciye hem fiziksel hem de düşünsel olarak derin bir deneyim sağlıyor. Eserler, bireysel hikâyeler ve kolektif bellek arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarıyor; izleyici, sanatçının farklı coğrafyaları ve kültürleri keşfeden yolculuklarına katılıyor. Sergi, mekân ve sanat arasında etkileşim kurarak güçlü bir görsel ve kavramsal deneyim sunuyor.

Paulo Nazareth. Algebra”, 2026, Punta della Dogana, Venice. Foto: Jacopo Salvi © Palazzo Grassi, Pinault Collection

Peggy Guggenheim Collection

Peggy Guggenheim in London: The Making of a Collector

25 Nisan – 19 Ekim 2026

Peggy Guggenheim’ın koleksiyoner kimliğinin oluşumunda belirleyici bir rol oynayan Londra yıllarına odaklanan Peggy Guggenheim in London: The Making of a Collector sergisinin ilk ayağı, bienal sezonu boyunca Peggy Guggenheim Collection’da izleyiciyle buluşuyor.

1938–39 yıllarında Londra’da açtığı Guggenheim Jeune galerisi aracılığıyla modern sanatın önde gelen isimlerini destekleyen Guggenheim, bu kısa ama yoğun dönemde Avrupa avangardının önemli sanatçılarını uluslararası sanat sahnesine tanıttı. Yaklaşık yüz eseri bir araya getiren sergi, Guggenheim’ın koleksiyonerlik vizyonunun şekillenmesini ve modern sanat tarihindeki rolünü yeniden ele alıyor. Ziyaretçiler böylece yalnızca bir koleksiyonun gelişimine değil, aynı zamanda 20. yüzyıl sanatının yönünü değiştiren uluslararası bir kültürel ağın oluşumuna da tanıklık ediyor.

Gražina Subelytė ve Simon Grant küratörlüğünde hazırlanan sergi, Venedik’teki sunumunun ardından uluslararası yolculuğuna devam edecek:

  • Royal Academy of Arts, Londra — 21 Kasım 2026 – 14 Mart 2027
  • Solomon R. Guggenheim Museum — 16 Nisan 2027 – 12 Eylül 2027
© Peggy Guggenheim Collection, Venice. Foto: Matteo De Fina

Fondazione Dries Van Noten, Palazzo Pisani Moretta

The Only True Protest Is Beauty

25 Nisan – 4 Ekim 2026

Belçikalı tasarımcı Dries Van Noten’in kurduğu Fondazione Dries Van Noten, Venedik’te The Only True Protest Is Beauty başlıklı ilk sergisiyle izleyiciyle buluşuyor. Büyük Kanal’a bakan tarihi Palazzo Pisani Moretta’da gerçekleşen proje, zanaat ve yaratıcı üretim etrafında şekillenen disiplinlerarası yeni bir platformun başlangıcını işaret ediyor.

Dries Van Noten ve Geert Bruloot küratörlüğünde hazırlanan sergi, palazzonun yirmi odasına yayılarak moda, sanat, tasarım ve zanaat alanlarından 200’den fazla eseri bir araya getiriyor. Sergiye, Adeline Halot, Alexander Kirkeby (Uppercut), Ann Carrington, Armand Louis for Wave Murano Glass, ve Christian Lacroix gibi yaklaşık 50 sanatçı ve tasarımcı katılıyor. Heykel, enstalasyon, tekstil, seramik, mücevher ve deneysel tasarım işleri, palazzonun iç mekânlarıyla diyalog kurarak çağdaş yaratıcılık ile Venedik’in sanatsal mirası arasında yeni karşılaşmalar yaratıyor.

Sergi, zanaatı bir kültürel ifade dili olarak ele alan ve farklı disiplinlerden sanatçı, tasarımcı ve üreticiler arasında yeni diyaloglar kurmayı amaçlayan vakfın yaklaşımını yansıtırken, Fondazione’yu Venedik’in giderek genişleyen sanat haritasında yeni bir kültürel durak olarak konumlandırıyor.

Palazzo Pisani Moretta, Fondazione Dries Van Noten. Foto: Matteo de Mayda

Chiesa di Sant’Antonin

Gabrielle Goliath — Elegy

5 Mayıs – 31 Temmuz 2026

Gabrielle Goliath, La Biennale di Venezia 2026 kapsamında Chiesa di Sant’Antonin’de Elegy başlıklı bağımsız bir sergi gerçekleştiriyor. Johannesburg, Cape Town, São Paulo, Paris, Amsterdam, Münih ve Basel’de on yılı aşkın süredir farklı biçimlerde sahnelenen Elegy, ortak nefes, ses ve süre üzerinden şekillenen bir ağıt ritüeli olarak performans, yas ve kolektif tanıklığı çok kanallı bir video yerleştirmesi içinde bir araya getiriyor.

61. Uluslararası Sanat Sergisi – La Biennale di Venezia’daki Güney Afrika Pavyonu’nun tartışmalı biçimde iptal edilmesinin ardından ortaya çıkan sergi, sanatsal özerkliği vurgularken yası politik ve kolektif bir alan olarak ele alıyor. Venedik sunumu, Güney Afrika’daki kadın cinayetlerinden Gazze’de süren yerinden edilme ve sivil ölümlerine uzanan şiddet ve kayıp tarihleri etrafında şekillenen üç yeni Elegy performansını içeriyor.

Sekiz anıtsal video monoliti boyunca kurgulanan yerleştirme, izleyiciyi ses, ışık ve görüntü aracılığıyla ortak bir düşünme ve karşılaşma alanına davet ediyor. Sergide anılan isimler arasında Güney Afrikalı öğrenci Ipeleng Christine Moholane ile 2023 yılında Gazze’de düzenlenen bir hava saldırısında yaşamını yitiren Filistinli şair Heba Abunada da yer alıyor.

Elegy, Gabrielle Goliath (2026) courtesy of the artist. Foto: Luca Meneghel

Fondazione Querini Stampalia

Nigel Cooke — Bad Habits

5 Mayıs – 22 Kasım 2026

İngiliz ressam Nigel Cooke’un Querini Stampalia’da gerçekleşen sergisi, sanatçının son dönem resimlerini Venedik’in tarihsel mimarisiyle ilişkilendiren kapsamlı bir proje sunuyor. Figüratif ve soyut öğeler arasında gidip gelen resimleriyle tanınan Cooke, sıklıkla mitolojik imgeleri, popüler kültür referanslarını ve tarihsel motifleri aynı kompozisyon içinde bir araya getirir.

Bad Habits başlıklı sergi, sanatçının bu görsel dilini yeni bir bağlam içinde ele alarak resim, çizim ve mekâna özgü müdahaleleri müzenin farklı galerilerine yayıyor. Carlo Scarpa’nın mimari müdahaleleriyle tanınan Querini Stampalia’nın özgün mekânları, Cooke’un yoğun imgelerle dolu kompozisyonlarına dramatik bir sahne sunuyor.

Nigel Cooke, Bad Habits. Foto: Güliz Özbek Collini
The Dreamer

5 Mayıs 2026’dan itibaren

The Dreamer, Fondazione Querini Stampalia’nın koleksiyonunu Giovanni Querini Stampalia, kız kardeşi Caterina ve yaşadıkları dönemin hayalleri ve tutkuları üzerinden yeniden kurguluyor. Sergi, tarihî koleksiyondaki başyapıtları altı çağdaş sanatçının müdahaleleri ve Luchino Visconti’nin Senso filminden sinematografik alıntılarla bir araya getiriyor.

Bir sergiden çok zamansal bir kurgu gibi tasarlanan The Dreamer, müzenin odalarını sinema setleri, tiyatro sahneleri ve farklı atmosferlere dönüştürüyor. Ziyaretçi, doğrusal bir kronoloji yerine Giovanni Querini Stampalia’nın dünyası, ailesi ve 1869’da koleksiyonunu topluma bırakma kararının izleri arasında ilerliyor.

The Dreamer. Foto: Güliz Özbek Collini
Ding Yi – Cosmotechnics: Ding Yi as a Planetary Code

9 Mayıs 2026 – 22 Kasım 2026

Şanghay merkezli sanatçı Ding Yi’nin Venedik’teki bu büyük sunumu, 61. Venedik Bienali kapsamında Fondazione Querini Stampalia’da izleyiciyle buluşuyor. Cosmotechnics başlıklı sergi, Ding Yi’nin 1980’lerden günümüze uzanan üretimini ve imzası haline gelen ‘Appearance of Crosses’ motiflerini kapsayan eserlerini bir araya getiriyor. Sergi, yeni yapılmış on iki büyükboy panel resmi ile iki taş stel ve tarihî işler üzerinden sanatçının dilsel evrimini ortaya koyuyor.

Mekân, Carlo Scarpa’nın mimari dokusuyla kurulan “görsel bir orman” gibi kurgulanarak ziyaretçiye geleneksel Çin bahçelerinin ritmik ve meditasyonel hissini çağrıştıran bir yürüyüş deneyimi sunuyor; her adımda yeni bir kompozisyon ortaya çıkıyor.

Ding Yi – Cosmotechnics: Ding Yi as a Planetary Code. Foto: Güliz Özbek Collini

Palazzo Manfrin

Anish Kapoor

5 Mayıs – 9 Ağustos 2026

15 Eylül – 31 Ekim 2026

Venedik’in Cannaregio semtinde yer alan 16. yüzyıl tarihli Palazzo Manfrin’de gerçekleşen bu sergi, Anish Kapoor’un son elli yıla yayılan üretiminden seçilen heykelleri, mimari modelleri ve büyük ölçekli yerleştirmeleri bir araya getiriyor. Heykeli çoğu zaman mimari ölçekte düşünen Kapoor’un pratiği, boşluk, yansıma ve algı kavramları etrafında gelişir. Sergide sanatçının paslanmaz çelik aynalı heykelleri, pigment kaplı yüzeyleri ve mekân algısını dönüştüren enstalasyonları palazzonun tarihsel mimarisiyle güçlü bir karşılaşma yaratıyor.

Kapoor’un üretim sürecinde önemli bir yer tutan eskizler ve modeller de sergide yer alarak sanatçının anıtsal projelerinin arkasındaki düşünsel ve biçimsel gelişim sürecini görünür kılıyor.

Anish Kapoor’ at Palazzo Manfrin, Cannaregio, Courtesy Lisson Gallery

Istituto Veneto di Scienze, Lettere ed Arti ve açık hava enstalasyonları

Dale Chihuly

5 Mayıs – 14 Kasım 2026

Cam sanatının en tanınmış isimlerinden Dale Chihuly, Venedik’e hem kapalı mekân sergisi hem de kamusal alana yayılan anıtsal cam heykellerle geri dönüyor. Istituto Veneto di Scienze, Lettere ed Arti’de düzenlenen sergi, sanatçının organik formlardan ilham alan renkli cam heykellerini tarihi mekânın galerilerine yerleştirirken, aynı zamanda şehrin farklı noktalarında büyük ölçekli açık hava enstalasyonları sunuyor. Cam üretiminin yüzyıllardır Murano ile özdeşleştiği Venedik’te Chihuly’nin çalışmaları, geleneksel cam zanaati ile çağdaş heykel arasında kurulan ilişkiye yeni bir perspektif getiriyor. Sanatçı uzun kariyeri boyunca camı mimari ölçekte düşünen heykeller üretmesiyle tanındı ve bu sergi de onun kamusal mekânla kurduğu ilişkiyi vurgulayan projelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Dale Chihuly, Gold Tower, Palazzo Franchetti, Venice. Foto: Nathaniel Willson

Palazzo Tiepolo Passi

Matthew Wong – Interiors

6 Mayıs – 1 Kasım 2026

Matthew Wong’un Interiors sergisi, 2019’da henüz 35 yaşındayken intihar ederek hayatını kaybeden Kanadalı sanatçının iç mekânlara odaklanan çalışmalarını bir araya getiriyor. Sergide 2015–2019 yılları arasında üretilmiş, yaklaşık 35 nadiren gösterilmiş veya daha önce sergilenmemiş resim ve kâğıt üzerine çalışma yer alıyor.

Wong’un resimlerinde iç mekânlar yalnızca mimari alanlar değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal manzaralar olarak ortaya çıkıyor. Kapılar, pencereler, odalar ve karanlık geçişler; yalnızlık, hafıza ve içe dönüş duygularını taşıyor. Sergi, sanatçının kısa kariyerinde geliştirdiği yoğun renkli ve rüya ile gerçeklik arasında duran görsel dilin daha kişisel bir yönünü ortaya koyuyor.

Matthew Wong, Interiors. Foto: Güliz Özbek Collini

Espace Louis Vuitton

Lu Yang – DOKU The Illusion

8 Mayıs – 4 Ekim 2026

Lu Yang’ın DOKU The Illusion adlı yeni çalışması, sanatçının 2019’da başlattığı DOKU serisinin dördüncü bölümü. Kendi yüzünün dijitalleştirilmesiyle yaratılan DOKU avatarı üzerinden kimlik, beden, gerçeklik ve dijital yeniden doğuş kavramlarını araştıran Lu Yang, Budist felsefeyi anime, manga, video oyunları ve yapay zekâ imgeleriyle buluşturuyor.

Serginin kendisi de çalışmanın dünyasının bir parçasına dönüşüyor: Espace Louis Vuitton, şapel ile fütüristik bir sığınak arasında konumlanan bir siber tapınak gibi tasarlanıyor. Anıtsal LED ekrandaki film, bir altarın üzerine yerleştirilirken iki Buda heykeli ve aynalı tavan ziyaretçiyi görüntünün içine dahil ediyor.

Lu Yang, DOKU the Illusion. Foto: Güliz Özbek Collini

Biblioteca Nazionale Marciana

Monia Ben Hamouda & Lara Favaretto

9 Mayıs – 22 Kasım 2026

Fondazione Bvlgari’nin küratörlüğünü üstlendiği ilk sergi, Biblioteca Nazionale Marciana’nın görkemli salonlarında Monia Ben Hamouda ve Lara Favaretto’nun eserlerini bir araya getiriyor. 1468’de Kardinal Bessarione’nin bağışıyla kurulan ve Sansovino tarafından tasarlanan Marciana, bilgiyi değişen ve yaşayan bir organizma olarak ele alan tarihsel bir anlayışı temsil ediyor. Bu bağlamda iki sanatçı, kütüphanenin mirasını hafıza ve bilgi arasındaki ilişki üzerinden yeniden düşünürken mekâna özgü müdahalelerde bulunuyor.

Monia Ben Hamouda, Fragments of Fire Worship. Foto: Güliz Özbek Collini

Vestibül’de Ben Hamouda’nın Fragments of Fire Worship adlı çalışması, parçalanmış ve okunamayan bir yazı biçimini çağrıştıran iki neon heykelden oluşuyor. Salone Sansovino’da ise Favaretto, Momentary Monument – The Library’nin yedinci edisyonunu sunuyor. Ulusal kurumlardan bağışlanan kitapların her biri sanatçının arşivinden bir görüntü saklıyor; ziyaretçiler kitapları yanlarına alarak eserin yeni koruyucuları hâline geliyor. Böylece anıt, korunmak yerine zaman içinde ortadan kalkmaya başlıyor.

Lara Favaretto, Momentary Monument. Foto: Güliz Özbek Collini

Gallerie dell’Accademia di Venezia

Marina Abramović — Transforming Energy

6 Mayıs – 19 Ekim 2026

Performans sanatının en etkili figürlerinden Marina Abramović, bu sergiyle Venedik’te önemli bir ilke imza atıyor: sanatçı, Gallerie dell’Accademia’da büyük bir sergiye davet edilen ilk yaşayan kadın sanatçı oluyor. Abramović’in 80. yaşına ithaf edilen Transforming Energy, sanatçının performans, video ve enstalasyonlarını Rönesans ustalarının eserleriyle diyalog içinde sunuyor.

Serginin merkezinde Abramović’in Ulay ile birlikte gerçekleştirdiği Pietà (1983) performansı ile Titian’ın Pietà tablosu arasında kurulan güçlü karşılaştırma yer alıyor. Ayrıca sanatçının izleyicinin bedensel deneyimini merkeze alan “Transitory Objects” adlı etkileşimli işleri de sergide yer alıyor; ziyaretçiler bu taş ve kristal yapılarla fiziksel olarak etkileşime girerek Abramović’in “enerji aktarımı” olarak tanımladığı deneyimi doğrudan yaşayabiliyor.

Sergide ayrıca sanatçının 1997 Venedik Bienali’nde Altın Aslan kazandığı Balkan Baroque videosu da gösteriliyor.

Marina Abramović, Transforming Energy Gallerie dell’Accademia di Venezia, Courtesy Lisson Gallery

Museo di Palazzo Grimani

Amoako Boafo

6 Mayıs – 22 Kasım 2026

Ganalı sanatçı Amoako Boafo’nun İtalya’daki ilk kişisel sergisi, Rönesans dönemine ait mimarisiyle dikkat çeken Palazzo Grimani’nin ikinci kat galerilerinde gerçekleşiyor. Kimlik, temsil ve stil üzerine yoğunlaşan resimleriyle tanınan Boafo, özellikle siyah figürleri canlı renkler ve parmak darbeleriyle işlediği portreleriyle uluslararası sanat piyasasında hızla yükselen bir isim haline geldi. Sergi için üretilen yeni resimler, palazzonun mimari detaylarından ve Venedik resim geleneğinden ilham alıyor. Böylece Boafo’nun çağdaş siyah temsiline odaklanan portreleri ile Venedik’in tarihsel sanat mirası arasında dikkat çekici bir görsel diyalog kuruluyor.

Amoako Boafo, Museo di Palazzo Grimani, Venice 2026. Foto: Leonardo Cestari, Courtesy Gagosian

Museo Fortuny

Erwin Wurm – Dreamers

6 Mayıs – 22 Kasım 2026

Museo Fortuny, Elisabetta Barisoni ve Cristina Da Roit küratörlüğünde Erwin Wurm’a adanan kapsamlı bir kişisel sergiye ev sahipliği yapıyor. Günümüzün en etkili çağdaş sanatçılarından biri olan Wurm, heykel kavramını zaman, kütle, yüzey, soyutlama ve temsil üzerine yürüttüğü sürekli bir sorgulama üzerinden yeniden tanımlıyor. Sanatçının pratiğinde mizah ve absürtlük, toplumsal ve felsefi soruları açığa çıkaran eleştirel araçlara dönüşerek çağdaş toplumun gerilimlerini, kapitalizmin baskılarını ve kimliğin inşa süreçlerini görünür kılıyor. Museo Fortuny’nin tarihsel mekânlarında gerçekleşen sergi, Wurm’un heykelsi dili ile Venedik’in atmosferik kültürel dokusu arasında bir diyalog kuruyor.

Erwin Wurm, Museo Fortuny. Foto: Markus Gradwohl

Fondazione Prada Venice

Arthur Jafa & Richard Prince – Helter Skelter

9 Mayıs – 23 Kasım 2026

Nancy Spector küratörlüğünde Ca’ Corner della Regina’da gerçekleşen “Helter Skelter”, Arthur Jafa ile Richard Prince arasındaki yaratıcı diyaloğu ilk kez kapsamlı biçimde ele alıyor. Fotoğraf, video, heykel, enstalasyon ve resimden oluşan elliden fazla işi bir araya getiren sergi, iki sanatçının Amerikan popüler kültürü, medya ve mitolojisinden devşirdikleri imgeleri nasıl dönüştürüp yeniden ürettiklerini inceliyor. Jafa’nın pratiği Siyah kimlik ve görsel kültür etrafında şekillenirken, Prince beyaz erkeklik, temsil ve Amerikan psikolojisinin karanlık katmanlarına odaklanıyor.

Helter Skelter: Arthur Jafa and Richard Prince. Foto: Andrea Rossetti, Courtesy Fondazione Prada

San Marco Art Centre

Lee Ufan

9 Mayıs 2026 – 22 Kasım 2026

Dia Art Foundation tarafından SMAC Venice (San Marco Art Centre) mekanında sunulan bu kapsamlı sergi, çağdaş sanatta uyum, boşluk ve nesne ilişkilerini irdeleyen JaponKore sanatçı Lee Ufan’ın yaklaşık yedi on yılı kapsayan üretimini bir araya getiriyor. Lee Ufan’ın pratiği, Japon Monoha (Şeyler Okulu) ve Kore Dansaekhwa bağlamlarıyla bağlantılı olarak, objeler ile çevreleri arasındaki duyusal ve kavramsal etkileşimi inceler. Sergide, büyük ölçekli yerleştirmeler, mekâna özgü enstalasyonlar ve yeni üretimler yer alarak izleyiciye zaman, meditasyon ve algı arasında bir diyalog sunuyor. Sanatçının eserleri, SMAC Venice’in mimarisi ve mekânsal akışıyla uyumlu şekilde konumlandırılmış, izleyiciyi mekânı yeniden düşünmeye davet ediyor.

Lee Ufan, San Marco Art Centre.

Palazzo Ca’ Donà

ORBITA by Etereo

14 Eylül – 3 Ekim 2026

ORBITA, Etereo tarafından geliştirilen ve sanat, mimari ile collectible design’ı tarihî konutların atmosferinde buluşturan yeni bir proje. Venedik’teki ilk edisyon, restorasyon sürecindeki Palazzo Ca’ Donà’yı geçici olarak halka açarak yapıyı küratöryel anlatının bir parçasına dönüştürüyor. Venedik’in farklı kültürlerin ve ticaret yollarının kesiştiği tarihinden ilham alan proje, odaları boyunca ilerleyen katmanlı bir deneyim sunuyor.

Bu bağlamda Nilufar, kendine özgü küratöryel vizyonuyla ORBITA’ya eşlik ederek tarihsel ve çağdaş tasarımları bir araya getiriyor. Allegra Hicks, Bethan Laura Wood ve Vikram Goyal’in işleri; Von Pelt Atelier, Gabriella Crespi ve Gio Ponti’nin eserleriyle aynı mekânda buluşuyor. Seçki, farklı dönemler, kültürler ve tasarım dilleri arasında beklenmedik bağlar kurarken Palazzo Ca’ Donà’nın tarihî atmosferi bu diyaloğa eklektik bir sahne oluşturuyor.

ORBITA by Etereo, Palazzo Ca’ Donà.

Kapak Görseli: Lorna Simpson, Woman on a Snowball, Courtesy of the artist and Hauser & Wirth. Foto: Marco Cappelletti

Paralel Venedik 2026: Öne Çıkan Sergiler