Melike Bayık’ın gözünden Buhara Bienali 2026, Özbekistan

İlk edisyonu Diana Campbell sanat direktörlüğünde “Kırık Kalpler için Tarifler/ Recipes for Broken Hearts” başlığı altında gerçekleştirilen Buhara Bienali tarihsel katmanlarla güncel sanatsal pratikler arasında kurduğu hassas, katmanlı ve çok sesli tasarlanmış haliyle benim için 2025 yılının en güçlü bienal deneyimlerinden biri oldu. Bienal, Buhara’nın mimarisini, zanaat geleneğini ve gündelik üretim biçimlerini yalnızca bir arka plan olarak değil, doğrudan üretimin parçası hâline getirerek; yerel bilgi ile çağdaş sanat arasında canlı, karşılıklı ve dönüştürücü bir alan açtı.

Sanatçıların yerel zanaatkârlar ve tasarımcılarla birlikte üretime davet edilmesi, bienali temsili bir sergi formatının ötesine taşıdı. Bu yaklaşım, üretimi zamana yayılan bir süreç olarak ele alan; paylaşımı, öğrenmeyi ve birlikte düşünmeyi merkeze alan bir model olarak karşımıza çıktı. Bu anlamda bienalin Komiseri de olan ve aynı zamanda Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İdaresi Yaratıcı Ekonomi ve Turizm Departmanı Başkanı ile Özbekistan Sanat ve Kültür Geliştirme Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olan Gayane Umerova’nın vizyonu belirleyiciydi. Kurumsal ve kamusal destekle kurulan bu yapı, yerel üretimi güçlendirirken bienali küresel sanat ortamına açık, sürdürülebilir bir platforma dönüştürdü. Mimari, tarih, kültür, sanat ve zanaat ekseninde gastronomi ile buluşan performanslarla çoğalan çok disiplinli bir yapı olarak kurgulanması konusunda öncülük sağladı.

Sanat Direktörü olarak Diana Campbell, “Recipes for Broken Hearts” başlığı altında kırılganlık, onarım, iyileşme ve kolektif hafıza gibi temaları incelikli bir dille ele aldı. Campbell’ın küratöryel yaklaşımı, izleyiciyi pasif bir konumdan çıkaran; deneyimlemeye, dahil olmaya ve birlikte düşünmeye davet eden bir çerçeve sundu. Katılımcı programlar, atölyeler ve kamusal alanla kurulan ilişkiler bu yaklaşımın doğal uzantıları olarak öne çıktı. Özbekistan’ın derin kültürü, tarihsel katmanları, ipek yolunun unutulan tarihsel, ticari, bilimsel ve sanatsal yönlerini de yeniden hatırlatan bu bienal bir sergileme deneyiminin ötesindeydi. Orta Asya’yı sanatın yükselen merkezlerinden birisi haline getiren bienal çok sesli ve güçlü bir yapıda heterojen bir kimlikle ortaya çıktı.

Türkiye’den Hera Büyüktaşçıyan ve Vahap Avşar’ın eserlerinin de yer aldığı bienal hem uluslararası sanatçıları görünür kıldı hem de lokalde üreten sanat, zanaat ve tasarımcıları da bir araya getirerek ilişkisellik kurup katılımcı pratiklerle üretimi sundu.

Tüm bu bileşenleriyle Buhara Bienali, yerel zanaat ve tasarım bilgisini sanatçılarla birlikte üretim temelinde düşünerek küresel sanat alanına açan; katılımcı, çok katmanlı ve özenle kurgulanmış yapısıyla yalnızca izlenen değil, gerçekten hissedilen ve hatırlanan bir bienal olarak tarihte yer etti. Buhara Bienali, Orta Asya coğrafyası, unutulan İpek Yolu, sanatı, kültürü, gastronomisi ve insani değerleriyle bir sonraki edisyonun şimdiden takipte kalınması gereken bir bienal.

Bienal ile ilgili genel bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Kapak Görseli: Melike Bayık

Melike Bayık’ın gözünden Buhara Bienali 2026, Özbekistan