Soyutla Gerçeğin Buluştuğu Resimler: Ahmet Ağıllı

Çalışmalarında yoğunlukla yalnızlık, bilinçaltı ve hayal gücünün dışavurumu, hayatın anlamsızlığı ve popüler kültür temalarına ağırlık veren Ahmet Ağıllı, soyutla gerçeğin buluştuğu detaylardan esinleniyor ve resimlerinde bir parçası olduğumuz bu sarmal ve ifadeler bütününe odaklanıyor.

2014 yılında Çankırı Karatekin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olan ve halen aynı okulun Sanat ve Tasarım Bölümü’nde yüksek lisans eğitimine devam eden sanatçımız ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Çalışmalarınızda yer yer oyunlar ile dolu ve dinamik bir yaklaşımla beraber bir çocuğun çizimlerini andıran desenler ve renkler göze çarpıyor. Sanata olan ilginizi nasıl keşfettiniz? Çocukluk döneminizin sanatınızın bugününe nasıl bir etkisi oldu?

Kesinlikle söylediğiniz gibi. Çocukluktan bu yana kalemler ve boyalarla vakit geçirirken kendimi merak edip tanımaya başladım diyebilirim. İlk günden beri yaptığım şeyi bir meslek olarak görmüyorum, bu benim var olma biçimim. Yaşadığımız hayata, içinde bulunduğumuz çevreye ne kadar aitiz? sorusuna cevap arıyorum aslında. Çocukluk dönemim şu anki üretimlerini besliyor ve hala da beslemeye devam ediyor. Çünkü o dönemlerde izlediğim, şahit olduğum her şey içsel bir yüzleşmeyle karşı karşıya getiriyor beni. O dönemlerim sıkışmışlıklarla dolu. Ben de resim yoluyla aktarmaya çalışıyorum tüm olup biteni. Sanat üretimimi tetikleyen aslında kendi güncel hayatımda da hep farklı olanı aramamla ilintili. Bir nevi onarım hali. İçimdeki sancıların dışavurumu beni bu sürece itti. Kendimle ilgili arayışlarım hep var.

Sokak sanatında duvarlara işlenen sloganlar ve kelimeler ile kendisine karşılık bulan resim-yazı ilişkisi, işlerinizde benzer bir amaçla karşımıza çıkıyor. ‘’Yaşamak Güzel Şey’’, ‘’Anı Yaşa’’, ’’Asla Vazgeçme’’, ’’Pes Etmek Sana Göre Değil’’ işlerinizde yer verdiğiniz varoluşa dair ‘’motto’’lardan birkaçı. Hayatın anlamsızlığına karşı mesajlarınızı sanat aracılığıyla ifade ettiğinizi söyleyebilir miyiz?

Sokak sanatının illegal olan ruhunu hep sevmişimdir ve pek çok kez o heyecanı yaşamışımdır sokağa yaptığım işlerde. Aynı etkiyi tuvallerimde de benzer bir şekilde uygulamaya çalışıyorum. Böylelikle kimilerine göre tırnak içinde söylüyorum, sokak sanatını sanattan saymayanlara bir göndermede bulunuyorum. Her şeyin yüzeysel olarak yaşandığı günümüzde çok derine inmeden, yüzeysel işler yaparak işlerime her bakanın anlam çıkarmasını istiyorum. Aynı zamanda bu sloganlarımla hayatın anlamsızlığına karşı mesajlarımı sanat aracılığıyla ifade ediyorum.

Ahmet Ağıllı – Pes Etmek Sana Göre Değil

Popüler kültür ve Pop Sanat ürettiği imajlara kendi içerisinde yeniden referans vererek genişleyen bir yapıya sahip. Yeniden üretme, alıntılama ve referans verme teknikleri bağlamında çalışmalarınızdaki Basquiat, Haring ve Warhol etkilerini nasıl yorumluyorsunuz?

Benim resme başlamamdaki en büyük faktör ve rol model Andy Warhol’dur. Saydığınız bu üç sanatçı da sanatım ve hayat felsefem içinde son derece beslendiğim sanatçılar. Sırf ürettikleriyle değil hayata bakış açılarıyla, zevk aldıklarıyla, hayattan bekledikleriyle ve duruşlarıyla beni ergenlik dönemlerimden bu yana kendilerine hayran bırakmışlardır. Okul yıllarımda özellikle Warhol üzerine yaptığım araştırmalar ve okumalar ona karşı hayranlığımı ve tutkumu bir hayli arttırdı. Bu etkileri zaten işlerimde fazlasıyla görebiliyoruz. Bir çeşit vefa ve saygı diyebiliriz aslında bu duruma. Andy Warhol’un; ‘’Düşünmezsen, resim doğru olur.’’ sözüne bir kitapta denk geldiğimden beri düşünmeden resmin başına geçiyorum ve o an içimden ne gelirse öyle ilerliyor her şey…

Çalışmalarınızda Pop Sanatının yanı sıra çoğunlukla protest bir tavır içeren mural ve sokak sanatı tarzının da izlerini görüyoruz. Sanat pratiğiniz üzerinde etkisi olan isimler, ilhamlar ve durumlar neler? Yurtiçinde ve yurtdışında hangi sanatçıların işlerini yakından takip ediyorsunuz?

Çalışmalarımda karışık disiplinde işler üretmeyi seviyorum. Ve yoğunlukla yalnızlık, bilinçaltı ve hayal gücünün dışavurumu ve popüler kültür temalarına ağırlık veriyorum. Üretirken ilham aldığım şeylerin başında her saniye değişen ruh halimiz, psikolojimiz ve içsel kargaşamız geliyor. Söyleyemediklerimi, dile getiremediklerimi böylelikle resim ve yazı yoluyla dışa vuruyorum ve rahatlıyorum. Beğendiğim, işlerini yakından takip ettiğim yazar ve sanatçılar Haluk Akakçe, Turbo, Genco Gülan, Mehmet Sinan Kuran, Banksy ve Stak67 diyebilirim.

Ahmet Ağıllı – Rollerden Uzak

Damien Hirst, Jeff Koons ve Banksy gibi isimler popüler kültürün bir parçası haline gelirken çizgi filmler, diziler ve çizgi romanlar gibi medya ürünleri çağdaş sanatın ilhamları arasında yer almaya başladı. Popüler kültür ve çağdaş sanat ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çağdaş sanat yaşayan sanatçıların sanatıdır. Bu yüzden popüler kültür ile yakından ilişkilidir. Günümüzün sorunlarına ya da kendi kişisel sorunlarına cevap ararken çağdaş sanat tanımını yeniden belirlerler. Ve bunu belirlerken de çoğunlukla popüler kültürden beslenirler. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, tüketim arzusunun bir kültür biçimi olarak kendine yer ettiği, belki de popüler kültürü tanımlayan tek unsur olarak belirlendiği bir çağ. Popüler kültür, yüksek kültürün karşısında, kendi beğeni ölçütünü yansıtan, sınıfsal bir niteliği olan, kimi zaman gelenekle bütünleşen bir özellik taşımaktadır. Bu özellikler günümüzde çoğu çağdaş sanatçıların işlerinde karşımıza çıkabiliyorlar.

Art50net farklı disiplinlerden ve arka-planlardan birçok sanatçıya ait özel bir seçkinin bir araya geldiği bir platform. İşlerinizin Art50net aracılığıyla sanatseverlerle buluşuyor olması size nasıl hissettiriyor? Sanatı çevrimiçi deneyimlemek hakkındaki görüşleriniz neler?

Oldukça heyecan verici ve mutlu hissettiriyor. Tüm Art50net ekibine teşekkür ederim. Özellikle son dönemde yaşadıklarımızı göz önünde bulundurursak, sanatı çevrimiçi deneyimlemek bence kesinlikle harika bir seçenek. Değerini bilmeli ve sürekliliği için desteklerimizi sürdürmeliyiz.

 

Ahmet Ağıllı’nın Art50.net’te yer alan eserlerine buradan ulaşabilirsiniz.

    If your proposal is evaluable, a return will be made within 5 working days. If you do not get a response to your offer within 5 working days, it means that your offer is not likely to be evaluated.




      Teklifinizin değerlendirilebilir olması durumunda en geç 5 iş günü içerisinde dönüş yapılacaktır. 5 iş günü içerisinde teklifinize yanıt alamamanız teklifinizin değerlendirilme olasılığı bulunmadığı anlamına gelmektedir.